10
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
2127
Okunma

İçimdeki ben bugün
benle niye yarışır
götürür alev alev bakışımı kuytuya
kahır denilen giysi
hep bana mı yakışır
beyaz olur tüm küller
ben kuytuda yanınca.
Yağmurunu bekleyen filiz gibi susuzum
kim bilir kaç gecedir
yağmura uykusuzum
ağlıyor kız kulesi gönlümün denizinde
baksam gözüm kamaşır
bakmasam ruhum üşür
Suyun yörüngesinde nur akıtır çeşmeler
gün sıyrılır kınından
ölüm beni anınca...
Fonda çalan ezginin tam orta yerindeyim
bilemezler ki beni
kaç katre derindeyim...
Hasret denizlerinde
renkler mavi olmuyor
bekle denilen yerde kadeh sabrı almıyor
kırışmış gök kubbede yıldızlar
buluşunca hancıyla
lacivert yüreğinden gün doğurur sancıyla...
Kırgın bir Ayasofya akşamı gölgesinde
sancağı göğe çeken
nâmağlup gecelerin neferiyim ben
taşları yorgun düşen
yolların teriyim ben
Yoksul zamanların
dolu taneleriyle
yarılır can damarım
mermer lahitler gibi şerha şerha kanarım...
meçhul bir yolculuğa
çıkıp yola koyulan
içimdeki o yolcu sırra kadem basarken
göz geceyi delince
yastığa düşer gölgem
Ve
notaların, sözlerin
karanlık ecesi olur
adı sessiz söylenir
gülümseyen düşlerin
Gelmeyecek bilirim
ki hem derdimdir hem çarem
rahmet uman ruhumda
susmaz bir türlü elem
h.a.k
Şiir düşüme konan uğur böcüğüm için teşekkürler Edebiyat Defteri
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.