3
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
3136
Okunma

ZaMaNıN AlTıN İkLiMiNdE
Karanlılka kuşatılmış bütün beşeriyet
Kaldırmada afakını, sarmış bir acziyet
Yorulmuş sineler, zihinlerde teslimiyet
O sineler ki, zamanın altın ikliminde…
Dün seni arayanlar bugün olmuş bedbaht
Hele kasvetli uykularda aht üstüne aht
Ötelerde dosta görülen atlastan bir taht
Öyle dost ol ki, zamanın altın ikliminde…
Âdemoğlu sınır tanımaz vefasızlıkta
Şakakları zonk zonk, gafiller derin uykuda
Unutulmuş hakikat Yusuf gibi kuyuda
Bir Yusuf ol ki, zamanın altın ikliminde…
Gurbet gurbet soluklar iken yiğitler seni
Sert rüzgârlar durmuş, yırtmıştı sular bendini
Arayanlar ancak seninle bulur kendini
Bir yiğit ol ki, zamanın altın ikliminde…
Bulanlar bulmuş onu, kalanlar son şafakta
Yıkanırken bir kere daha nurdan ırmakta
Son yolcu adım adım hedefine varmakta
Bir yolculuk ki, zamanın altın ikliminde…
Duyulurken yeniden uhrevi bir esinti
Kuşatır her tarafı ilahi bir musiki
Ötelerden bir muştu sarar o gönülleri
Bir muştu ol ki, zamanın altın ikliminde…
Son elçiden muştularla gelen altın çağı
Haber vermişti kaç yıl önceden Uhud dağı
Hıra kapısında örülür örümcek ağı
Bir Hira ol ki, zamanın altın ikliminde…
Yücel DEMİRTAŞ
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.