0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1238
Okunma
Gazoz içimi sevdalarımız vardı bizim
Gazı kaçmasın diye
Evimizin bahçe duvarlarına gömerdik ellerimizi
Dokunmak ölümüydü sanki sevgimizin
Çekirdek çıtlattığımız
Yazlık sinema salonuydu aşkımızın hududu
Her bir babanın Erol Taş olduğu günlerdi
Mektuplarımızdı sevgi anlatılarımız
... Söz olacak kadar bir türlü büyümezdi
Beslenme saati arası vermediğinden hayat olacak
Mektuplarımızın postacısı da
Alıcısı da yine bizdik
Bilmezdi ki platonik aşkımızın sahibi
Kendini
Ona dokunan her elin sahibi
Kara Bizans şövalyesiydi
Cüneyt Arkın olur
Olmayan kılıç darbesiyle savaşırdık
Savaşanda bizdik
Ölende
Sadece sevenlerin öldüğü zamanlarda
Sevdik
Sevginin çekingenliğiyle
Hep başımız öndeydi
Gökyüzünü de yer bilirdik
Evliliklerimiz evcilik oynamak kadardı
Çocuğumuz olurdu
Annelerimizden aşırdığımız bez parçaları
Sadece kızlar oynar dendiğine bakmayın bez bebeklerle
O sözler hayatın artıklarıyla oynayanlar için geçerli değildi
Sevdalarımız vardı bizim
Sevdalarımız
Varlıkları sadece bizimle yaşayan
Ne saçları vardı bir gün dökülecek
Nede yeşil gözleri
Bizden başkasına kendini âşık edecek
Gazoz içimi kadar yaşarlardı
Cebimizdeki gazoz alacak para kadarlardı
Akif tütüncü
Okulun en güzel kızıydın
Öyle çok severdim ki seni
Kendi gözlerimden bile kaçırırdım
Gözlerinin hangi renk olduğunu anlayamazdım bir türlü
Korkardım bakmaya
Bizler gibilerin sadece sevmek için doğduğunu düşünürdüm
Öyle ya gecekondu evlerin
Gece kondu sevdaları düşerdi sadece bize
...
Evlerimizin küçük odası dar gelirdi
Sığmazdı sevdama
sokağa çıkardım
Ayakkabılarımın eskiliklerini biraz daha artırmaya
Sevgim kanardı
yaşama bakan gözlerim kördü
Yolunu bir türlü bulamazdı
seni
Sana yazdığım kelimelerden bile kıskanırdım
Ondandır hala saklarım sana yazdığım şiirlerimi
Evimizdi sanki okulumuz
Eşyalarımızdı sıralar
Bütün öğrenciler davetsiz misafirimizdi
Ben çay içerdim seni izlerken rakı niyetine
Sen ders kitaplarını içerdin
Sınıf atlamak için
Öyle ya seninde tek şansındı okul
Benim gibi
Ama ben fakir şiirlerimin yolculuğuna saptım
Gün gün
Ay ay
Sonra yıl yıl biriktirdim
Bir kitap değil
Birkaç kitap olacak kadar
Kim bilir belki de ikinci eşya kadar bile değersiz olup
Düşecek bir çöplüğün içine
Sonra bir çöpçü alıp satar bir günlük aş niyetine
Hayallerime bile almaya korkardım seni
Sen en güzeline layıktın
En güzeldin
Benim hayattan düşen hayallerime mi yolcu olacaktın
Giderdin nereye gittiğini bilmezdim
Gizli gizli takip ederdim bazen
Utanırdım yüzüne bakmaya
Kaçırırdım nereye gittiğini
Sonra bir gün yanında birini gördüm
İlk o gün anladım deprem nedir
Oysa hiçbir bina yıkılmadı
Yıkılan bir tek kelimelerimdi
İlk o gün başladı
Yıkık dökük bir araya gelmeye
Akif tütüncü
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.