9
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1310
Okunma
bir zamanlar ürpertiler kuşatırdı dört bir yanı
deniz üstü sis, gökyüzü bulut, toprakta gelincik...
her biri diğerinden diri, her biri sere serpe, gencecik
bir uğultuydu yürüdü asırlar boyu, bir uğultu
kendini arıyordu ruh, henüz geç de değil ki
bir doğsa ay; aydınlanacak karanlıklar
umuda kürek çekerken umutsuzluklar...
varsın kapılarını açsın yakamozlar
işte yine penceremde, hatta gözlerimin içindesin
karanlık da olsa hissediyorum; birazdan denizin üstünde
gümüş bir yol açılacak ve dolunayla aydınlanacak her yer
akşamüstünün sakinliğine henüz teslim olmadan
birkaç damla ışık dökülse de yürek havuzuma
ne ben etkilenirim bu durumdan
ne de ırak bahçelerde açan mavi boncuklu dikenler
sanma sana gel diyeceğim; istersen gel
git de demeyeceğim ama olur da ben gelirsem aniden
sakın sevgi ve dostluktan, aşktan söz etme bana
sevmek; paylaşmaktır, yürek koymaktır en zor anlarda
zaten anlayamazsın ya beni...
yine de üzerine alma sözlerimi.
Hatice AK/20.06.2013
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.