3
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
740
Okunma
Biliyorum.
Tebessümle gizlediğin güzel yüzünün arkasında
Gözyaşlarına boğduğun geceleri
Bulamadın
Sarılıp en kalbi insanlığınla
Benim gibi başını omzuna koyup
Hüngür hüngür ağlayacak bir dost
Anlamaz seni de
Eşin çocuğun annen ve baban
Biliyorum
Sen de Lut Gölü gibi acı
Firavun kadar düşünceli
Nemrut kadar kibirlisin
Olamıyorsun
Kabe kadar samimi
Zemzem gibi umut dolu
Nur dağı gibi yalnız
Kalamıyorsun
Rabbinle baş başa
Biliyorum.
Çarmıhlara gerdiğin gönlünle
Deryalarda kaybolduğun aklınla
Rüzgarlara saldığın nefesinle
Barış getiremeyeceğini
Kestiremiyorum
Daha ne kadar taşıyacaksın
Daha ne kadar yakacaksın kendini
Aldırma acıya
Kudüs gibi taş kesilmiş dilinle
Ayasofyadan seslen bana
Duyuyorum
Tanrı dağlarından duymak isteyenler gibi seni
Örs ve çekiçle dertleşerek
Bir kılıç yaptığını demircinin
Hissediyorum
Altın kalemlerle nakşetiğin hayallerinden
Kan çekerek göz çeperlerine
Neler yazdığını
Anlıyorum
Bir Anadolu şehrinde
Işıklar altında karanlıkları neden kazdığını tırnaklarınla
Görüyorum
Zamanın senin için de nasıl hızlı geçtiğini
Ve her anının parçalandığını kader çarkında
Bilmiyorum dostum
Döktüğün hangi gözyaşı damlasında
Buharlaşıp giden imanının
Hangi bulutla rahmete dönüştüğünü
Hangi bozkırdaki çorak toprağa düştüğünü
Ve hangi tohumların toprağı yardığını
Ne olur artık sorma bana
Bilmiyorum
Melekler de düşünür mü bizim gibi
Biliyorum senin kadar
Anlıyor musun beni dostum
Ben de senin kadar yokluğuna sarılarak
Sadece ağlıyorum
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.