1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
890
Okunma
Kınalı kekliğim merhaba sana
Sabah güneşinden selam getirdim
Seherde topladım çiy taneleri
Henüz çiçekteyken gerdana dizdim
Perdeleri kapat güneş vurmasın
Ak tenine değip değip yakmasın
Mavi boncuk aldım nazar değmesin
Siyah saçlarının teline dizdim
Gözlerin içimde bir nehir gibi
Volkan gibi-rüzgâr gibi-yel gibi
Savrulup dururken bir yaprak gibi
Sırça yüreğimin dalına dizdim
Diyar diyar gezdim çare etmedi
Sevdan yüreğimi deldi de geçti
Giderken bir demet karanfil verdin
Döneceksin diye yoluna dizdim
Bin çeşit çiçekten sana taç yaptım
Yetinmedim lale sümbül gül taktım
Türkü yaktım-ağıt yaktım-can yaktım
Nağme nağme acı destanlar dizdim
Bu böyle gider mi çektirme yeter
Yaşadığım kahır gün günden beter
Muhannet kuyusu derindir yutar
Şu kahpe feleği kurşuna dizdim
Saklarım adını göçüp giderken
Sırrını mıh gibi kalbime dizdim
Harflerini alıp birer ikişer
En derin yerime art arda dizdim
Giden geri gelmez yol tuzaklarda
Feryadımı duymaz yar uzaklarda
Kar boran bitip de ilkbaharlarda
Yağmurlardan sana şiirler dizdim
h.kesimoğlu
5.0
100% (2)