21
Yorum
19
Beğeni
0,0
Puan
1824
Okunma

Tıngır mıngır geçerken zaman
Unutulan bile olamadılar,
Yok sayılan Şehrin insanları.
Dert atıp huzur tuttular ,
İki oda bir sofa yaşarken ,
Sıra sıra uzandılar uykularına.
Bukle bukle saçlarına tutundular,
En ar , en zor zamanlarında ,
Umut denilen doğurgan kadının.
Ve salkım saçak çatılarından akan,
Yağmur sularının çukurlarında ,
Görmedikleri gemileri yüzdürdüler.
Pespembe yanaklarında kayıp gamzeleriyle ,
Küçük küçücük sıcacık kalpleriyle ,
Mini mini insancıklarıydılar hayatın.
Ne vaatler ne de lüks yoktu sözlüklerinde,
Belki bir sözlükleri bile yoktu dünyalarında.
Tek renkleri , açan çiçekleriydi vita kutularında.
Bir tekerleme tekerlenirdi dillerinde,
“Takır tukur takatukaları tıklatmadan gel”
“Takırtı taktuk devi uyandımadan tıkırda.”
Fidan fidan büyürler memleketlerinde,
Ne ormancı haber alsın istediler onlardan ,
Ne de açgözlü başbahçıvan..
Tıngır mıngır geçerken zaman
Unutulan bile olamadılar,
Yok sayılan Şehrin insanları.
Dert atıp huzur tuttular ,
İki oda bir sofa yaşarken ,
Sıra sıra uzandılar sıcacık uykularına.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.