4
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
3469
Okunma

Ne o günün yanına kâr kaldı yaşananlar,
ne yarına taşındı.
Bilinmeyen bir caddenin ıslak sokağında
acının çıkmaz çığlıkları yükseldi.
Güneş,
bir an vazgeçti doğmaktan.
Tenine sinen is kokusu,
habercisiydi yanışının.
Dirseğine kadar sıvanmış düşleri,
duman yüklü gözleriyle
daldı kül grisi düşlere.
Ve her düş vakti,
aynı cümle iner kirpiklerine:
Gözümün feriyken varlığının gecesi
yokluğunun karanlığına
nasıl uyanırım?
Leyla Demirli
.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.