40
Yorum
45
Beğeni
5,0
Puan
4445
Okunma


Dübek kokusu geliyor bir yerlerden
Ve kırlangıç sesleri
Sene bilmem kaç
Saat hep aynı, dünya misali işte
Öylesine bir yarış
Sahi, yelkovan mı önde gider
Yoksa akrep mi
İllâ ki birisinden biri bir adım önde ama hangisi
O ne bilsin ki
İşi gücü limon ağaçlı yolda kuş adımlarıyla kendi adımlarını saymak
Boyun hâlâ iki karış be kadın, kim dedi ki aşık ol diye sana
İki okka boylu bir adama o çocuk yaşta
Söyle bana, zaten küçük kadınlar kuş değil midir ha
Ya sen, Aşk’ını nasıl tarif ettin Kırlangıç Kuşlarına
Biz bile bilemedik uçup uçup başımızın üstünde dönen
Kuş sürülerinin en önde giden çavuşlarına
Nasıl bağırdın, geçerken limon ağaçlarına...
Ekşi limonlar dilimizi tırmıkladı, anlamadık
Nasıl sağır oldu kulaklarımız, nasıl duymadı senin çığlıklarını
Şimdi kum mu düştü gözyaşı yuvalarına
Nedir o sallanan bir o yana, bir bu yana
İçi bebek dolu beşikten göğe yükselen agu sesleri de ne
Kendine kurduğun salıncaktan mı düştün yoksa
Kırlangıçlar mı uçup gitti mevsimin en güzel baharında
Sen ne bileceksin ki
Rukiye işte, deli kadın
Talihi ve tarihi bile dübekte ezen
Aynı cezvede pişiren
Köpüğünü dökmeden eşine yetiştiren
Bir türlü beğendiremeyen
İki hırkayı dört çocuğa giydiren
Çorbasını kışın soğuğunda pişeren
Sıcağın limonlu yoldan gayrı olmadığını
Ne bileceksin ki
Yine dübek kokusu geliyor bir yerlerden
Talih ve tarih ezilmiş nasıl da belli
Köpük köpük olmuş kahve
Sene bilmem kaç
Saat...
Yelkovan önde, akrep!...
yok
Peki ya Akrep...
Akrep nerede Rukiye
öyküsatıcısı2012Davidoff
5.0
100% (54)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.