12
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1096
Okunma
Asırlar öncesinden kalan
Küllenmemiş bir közdüm ben…
Karayeller savururdu
Yol başları tutulmamış
Asma köprülerin ayağına.
Kırk odada
Kırk harami talan etti
Alacakaranlığındaki geceyi.
Ki gece
Yıldızlı düşler taşırdı avucunda
Ve halelenirdi ay.
Bütün adı güzel kadınlar
Sallardı saçlarını şehvetle,
Kırgınlığı kalırdı gözlerimin.
Bir de alnım
Yalım yalım ateşle
Dağlanırdı sessizce.
Gülüşler çalardım
Dudak kenarlarınızdan
Ve sonra kırmızıya boyayıp
Çaput gibi bağlardım dallarınıza.
Yapraklarınızı dökerdi lodoslar.
Ceylan avına çıkardınız
Küheylan sırtlarında
Kirpiklerinden vururdunuz
Rahvan yürüyüşlerle.
Hünkâr sofralarındaydı
İştihanız, külbastı yanlarınızla.
Zamansız harlardınız ateşi
Şavkı vururdu yüzünüze.
Kara gölgeler otururdu
İsli gözlerinize.
Yürürdü su çeliğe,
Yürürdü su çeliğe.
Allame-i cihan olsan
Köz de söner,
Külüm kalır geriye…
Şeyda Işık
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.