6
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
2220
Okunma

Uykularımı bölüp bölüp
avuçlarımda kül grisi acılar bırakıp gittin
Şimdi yoksun
kül grisi hasretlerdesin yar
Nasılım diye sorma bana
Yokluğunu yaşamak nasıl bir duyguysa
öyleyim işte
kırık dökük ve yaralı
yollar...
gözümde büyüyen yollar
anladım
geri gelmeyecek o yıllar
bana seni unut diyor anılar
içimde kar tipi ve fırtınalar
ve yüreğimde yangınlar
dışarıda yağan yağmur bile söndüremiyor
yüreğimdeki yangını
verdiğin o acıyı yar
kendimi sellere salıp gidesim geliyor buralardan
ama biliyorum
gitsem
nefessiz kalıp tükeneceğim
seni sevmek
meğer
beş para etmeyen bir insanın iftirasına gitmek kadar zor
böbrek taşı düşürmek kadar sancılı
kapanmayan bir yara kadar ağrılıymış
günaha boğulmuş bir insanın huzurunda tövbe etmesi gibi kadar kutsal
gece kadar huzurlu
ve yuvasında üşüyen kuş kadar masum
varlığının kaç bahara bedel olduğunu kalbimde kopan fırtınayla anladım
keşke gelseydin
gelseydin sönerdi içimde yangınlar
son bulurdu uykusuz gecelerim belki yar
gelseydin sönerdi külleri belki yüreğimin
üşümezdi haziran sıcağında ellerim
gittin
hasretlerdesin
bense tükendim
kül kokuyor şiirlerim….
5.0
100% (6)