2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
919
Okunma
daha dün
kavun karpuz taşıyan at arabalarının
ve yolcu taşıyan faytonların
peşlerinden koşturan çocuk
söyle..! ne zaman büyüdün?
kaymaklı satardın ara sokaklarında şehrin
simit satardın
soğuk su satardın maçlarda
sabahın mahmurluğu üzerindeydi hep
alınteriyle kazandıklarına
çocukluk uykularını da katardın
pantolonun ceketin tekti
gömleğin gibi
bu yüzden mi kirletmeye korkardın onları
gözün gibi bakardın?
mücadele `karakterin` olmuştu
haksızlıklara direnmek `ilken`
bu yüzdendi belki de
`helal` kabul etmezdin hiç bir lokmayı
`alınteri` dökmeden
`tuttuğunu koparır`derlerdi senin için
okul`da,iş`te meslek`te...
ne varsa hepsini kopardın da
bir tek alnına yazılan
`yetimlik mührü`ne dokunamadın
karlar yağmış saçlarına erkenden
erken çökmüş omuzlarına dünya
yıldızları söktürdüler sana göklerden
ışıklarını bile bırakmadılar giderken
olmaz böyle çocuk... uğraşma artık.!
bu düzeni sende değiştiremezsin..!
`böyle gelmiş,böyle gider diyorlar`
sebebini bilemezsin
uçurtmalar uçurt yine metruk bahçede
dilsiz arkadaşlarına kulübeler yap kartondan
akıllı ol.!
uslu uslu otur kenarda..!
Kara Vezir`in çanına ot tıkayan
Pir Sultan olma.!
peşlerinden koşturacak
at arabalarıyla faytonlar
kalmasa da artık şehirde
yeni günlerin içinden mutlaka
yeni kırbaçlar çıkacak
mehtabı çek gecelerden üstüne
odanı aydınlatsın
uzun kış gecelerinde
sana hikayeler anlatsın
güneş tepelerden el verince
sen yine ışıklarını doldur ceplerine
geçmiş zamanlardaki gibi
ısıtsınlar seni kış günlerinde
ruhun bir yerlerde çocuk kalsın hep
sakın büyüme.!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.