4
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1455
Okunma

Yüreğimin içindeki acılardan kaçarak
Kuytulara sokulmuş sığındığım koysun
Sevdaya diyetini ödemiş
Yorgun bedenin
Belki de en son durağısın
Hayatımın
Tüm geçmiş zamanlarını bir araya toplayıp
Resmetsem tuval üzerine
Fırçanın siyaha boyamayacak
İnan ki tek rengisin
Anlara kanamalı
Dakikaların artıklarını biriktirip
Mayalasam ruhumun tuza, su tutmaz köşesinde
Bedenime bıraktığın sancılı ağrıların
En tatlı sızısısın
Bilesin ki
Hayra yorulmuş rüyaların
Akarsulara anlatılmış en yalın halisin
Şimdi sana nasıl diyebilirim ki
Ağaran saçlarımın
Kahır dökülmelerinde çek git diye
Ya da
İç denizimin dalgalı sularında
Zamana kırık sandal dolaşırken
Tüm gizlerimi terli avuçlarında çöz diye
Hayatımın kurak mevsimlerine
Dertlerimin dermansız adımlarını atarken
Umut mendillerini eline al da
Yaşama dökülen gözyaşlarımı sil diye
Nasıl diyebilirim ki
Yeryüzüne indirilmiş
Tüm zehirleri kadeh kadeh yudumlarken
Ve
Her kadeh de yaşama hücrelerim tek tek ölürken
Kurtar diye
Ömrün çilehanelerinde nöbet tutarken
Yıldız doğmayan gecelerime
Ağılanırken sancılarla
Avuçlarıma doğan ay’ı utancından çıkar diye
Bilesin ki
Düne mahur bakışlım
Geçmişin oksitleri silinmeden yüreğimizden
Gül dikenlerinde kanatamayız
Aşka uzanan ellerimizi
Zaman
Küflü zehrini kusarken üzerimize
Hayatın panzehrini süremeyiz inan ki dilimize
Nurettin Aksoylu
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.