3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1522
Okunma

bu şehri bırakıp gitmek yetmez
taşıdığım bavulda
kırmızı papuçların kurdelemsi havasında
ismini
kendini saklıyorsun
düşündükçe uzuyorsun sanki
oysa kısaydı boyun
en çok buna takardın erkekliğin garip hüznü işte
çerçevenin iç dünyasında tek pozduk
çekimser dokunuşların niyeti
sevişsel yönlerin siyah gecesi
örneğin
yeterli değildi öpüşlerin ıslak tınısı
dudakların kızarırcasına içime çekerdim seni
o an
evren
kainat dursa kapardık pencereyi
küçük hislerin
büyük yolcusuydu savunduğun erdemliğin
yeşil gözlü bir dev gibi uzanırdın göğsüme
o vakit
kadınlığa şükreder
sarmaşık vari dolanırdım çıplak terine
bir gün
vedanın bizans oyunları sergilendi
tek sahne
tek perdelik halde yaslandı yamacıma
nedense
buzdan bakışın çatlağı yoktu
yama misali kapanmış mimikler suretinde
eğer
hayat kalabilme gücü veriyorsa tereddütsüz
nokta virgüle küsmüyor
akrep yelkovana asılıyorsa
bir adım bin adım demektir yol uygunsa
köküm kurumadı henüz
inadına yokluyorum ömrün kaymak tadını...
lamour
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.