Olgun adam bilgisini saat gibi taşır, çıkarıp herkese göstermez, gerektiğinde kullanır. (t. brown)
Oktay Coşar
Oktay Coşar

Doğum Lekesi

Yorum

Doğum Lekesi

( 15 kişi )

6

Yorum

10

Beğeni

5,0

Puan

1395

Okunma

Doğum Lekesi



kırçıl bir heyecan
her renk geçişimde tekmeliyor içimi
karnım iyice büyüdü- kocaman adam oldu
ama ağzımdan çıktı çocuğum
küçük ağızlı bir çocuk
seks en bir santim doğdu
santimi santimine daracık bir yalnızlık
biraz da zırlak
aç biilaç
düşüne vuruyorum ağlıyor
döşüne vuruyorum ağlıyor
istimlak edilmiş dili
sadece bir parsel heyecan kalmış mirasçılarına
tüm sevişmeleri bir yedieminde
yedisi de emin külçe külçe keşkelerden

dudakları açık , gözleri kapalı kadınlar
ben biliyorum
sadece sizde gizli sığınaklarınızın yeri
ama gördüm hep
gümüş bir tığ, çok yakışıyor ellerinize
aslında hep düşlerinizi örerken

gölge gölgeyi gölgesinden kıskanıyor
lezzetli bir günaha meyilli gecede
omuzlarımdaki iyi ve kötü melekler sohbete dalmışlar
ruhumu uyarmaktan bi haberler
oysa ben hep onlara güveniyordum
ki
daha biraz önce
çocukluğumun ördüğü bir seccadede uyukluyordum

- kapı çaldı...
- sanadır...
- bana mıdır? bana mıdır?

- mutsuz bahçıvanın el kitabı-

kökünüz kurumaya yüz tutmuşsa
yüz yüze eksikliğinden
rüyalarınızı budayın
yeşerebilecek yerlerinizle
tatlı bir arsızlık belki de
yazgımıza gelecek

bir tırpan
zaptedemediğim bir cümlemin elinde
"ne olur biçmeyin o dudakları - daha olmadılar"
"bir sonraki bahara hiç çıkmayacaklar belki de..."
faydasız
o ne derse oluyor
benden çok
uykularımın sözünü dinliyor

kırçıl bir arzu
kim gördü ki gerçekten çölümün terini
tekmeliyorlar içimdeki ikizler üçüzler...
bakabilir miyim onlara - onca düşe
yoksa evlatlık mı veririm zengin bir masala
ama yine de
kocaman bir rağmen ağzımın içinde
kim istemez ki
çırılçıplak kır çiçeklerinin göğsünde doğurmayı

- kapı çaldı...
- sanadır...
- açmayalım. yine o düşlerimin ziline basıp kaçan haylaz hüzündür...


yine o esrarlı ayna uyandırdı beni
biricik inzivamı kamaştırarak
neyse ki
gecemden sabaha bir iş bırakmadım
tüm karanlıkları süpürdüm
yürüdüm - yürüdüm -
yolda gördüğüm bir kar tanesiyle dertleştim biraz
o da öyle söyledi
ona da bir gül yaprağı söylemiş düşmeden evvel
hiç değişmemiş meğer ruhumdaki doğum lekesi


Oktay Coşar









Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (15)

5.0

100% (15)

Doğum lekesi Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Doğum lekesi şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Doğum Lekesi şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Kalimera.
Kalimera., @kalimera-
11.2.2012 15:51:09
5 puan verdi
Müthişsin usta

yoruma acizlendiğim sayfandan gıcık kapıyorum ya
neyse. ^_^
lamour
lamour, @lamour
11.2.2012 10:33:01
5 puan verdi
kökünüz kurumaya yüz tutmuşsa
yüz yüze eksikliğinden
rüyalarınızı budayın
yeşerebilecek yerlerinizle



söz yok varsa sen tamamla beni


saygı ve sevgim ile


lamour..
memphist
memphist, @memphist
10.2.2012 22:44:45
5 puan verdi
yürüdüm - yürüdüm -
yolda gördüğüm bir kar tanesiyle dertleştim biraz
o da öyle söyledi
ona da bir gül yaprağı söylemiş düşmeden evvel
hiç değişmemiş meğer ruhumdaki doğum lekesi


sürrealist kaleminden bir yay çizip, düşlere değip, konarak tekrar aldığı yere bırakıveriyor şiirin okurunu... kutlarım şair.
glenay
glenay, @glenay
10.2.2012 22:18:20
5 puan verdi
Bir kadın duygusu sandım,öyle gerçekti,
hiç değişmemiş meğer ruhumdaki doğum lekesi

bu leke çabuk geçer, çıkmayan lekeler olmasın
düşlerimiz lekelenmesin..

tebrikler

selâmlar..
Necla Kezban Turan
Necla Kezban Turan, @kezbanturan
10.2.2012 22:06:59
ama yine de
kocaman bir rağmen ağzımın içinde
kim istemez ki
çırılçıplak kır çiçeklerinin göğsünde doğurmayı


her kelime bir sonrakini nasıl böylesine bekletir okurken..böyle işte Marcel'in şiiri
çok güzeldi. tebrikler.=)
türkmendağlı
türkmendağlı, @turkmendagli
10.2.2012 21:53:21
Doğum Lekesi



kırçıl bir heyecan
her renk geçişimde tekmeliyor içimi
karnım iyice büyüdü- kocaman adam oldu
ama ağzımdan çıktı çocuğum
küçük ağızlı bir çocuk
seks en bir santim doğdu
santimi santimine daracık bir yalnızlık
biraz da zırlak
aç biilaç
düşüne vuruyorum ağlıyor
döşüne vuruyorum ağlıyor
istimlak edilmiş dili
sadece bir parsel heyecan kalmış mirasçılarına
tüm sevişmeleri bir yedieminde
yedisi de emin külçe külçe keşkelerden

dudakları açık , gözleri kapalı kadınlar
ben biliyorum
sadece sizde gizli sığınaklarınızın yeri
ama gördüm hep
gümüş bir tığ, çok yakışıyor ellerinize
aslında hep düşlerinizi örerken

gölge gölgeyi gölgesinden kıskanıyor
lezzetli bir günaha meyilli gecede
omuzlarımdaki iyi ve kötü melekler sohbete dalmışlar
ruhumu uyarmaktan bi haberler
oysa ben hep onlara güveniyordum
ki
daha biraz önce
çocukluğumun ördüğü bir seccadede uyukluyordum

- kapı çaldı...
- sanadır...
- bana mıdır? bana mıdır?

- mutsuz bahçıvanın el kitabı-

kökünüz kurumaya yüz tutmuşsa
yüz yüze eksikliğinden
rüyalarınızı budayın
yeşerebilecek yerlerinizle
tatlı bir arsızlık belki de
yazgımıza gelecek

bir tırpan
zaptedemediğim bir cümlemin elinde
"ne olur biçmeyin o dudakları - daha olmadılar"
"bir sonraki bahara hiç çıkmayacaklar belki de..."
faydasız
o ne derse oluyor
benden çok
uykularımın sözünü dinliyor

kırçıl bir arzu
kim gördü ki gerçekten çölümün terini
tekmeliyorlar içimdeki ikizler üçüzler...
bakabilir miyim onlara - onca düşe
yoksa evlatlık mı veririm zengin bir masala
ama yine de
kocaman bir rağmen ağzımın içinde
kim istemez ki
çırılçıplak kır çiçeklerinin göğsünde doğurmayı

- kapı çaldı...
- sanadır...
- açmayalım. yine o düşlerimin ziline basıp kaçan haylaz hüzündür...


yine o esrarlı ayna uyandırdı beni
biricik inzivamı kamaştırarak
neyse ki
gecemden sabaha bir iş bırakmadım
tüm karanlıkları süpürdüm
yürüdüm - yürüdüm -
yolda gördüğüm bir kar tanesiyle dertleştim biraz
o da öyle söyledi
ona da bir gül yaprağı söylemiş düşmeden evvel
hiç değişmemiş meğer ruhumdaki doğum lekesi


Oktay Coşar



Şairin özel bir yorumu var kendine has dizelerini kutluyorum.Yunus diyarından selamlar.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL