Kapitalistler öylesine para delisidirler ki, bize bir gün onları asacağımız urganı bile satarlar. (mao)

BÖCEKSAVAR

9

Yorum

4

Beğeni

0,0

Puan

1263

Okunma

BÖCEKSAVAR

BÖCEKSAVAR

A)

Böceksavar Örtü Üretildi

Denizlili tekstilciler, piknikçiler için böcek ve sinek kovucu piknik örtüsü üretti.

Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) Yönetim Kurulu Başkanı İsa Dal gazetecilere yaptığı açıklamada, Ar-Ge çalışmaları kapsamında geliştirilen böcek kovucu kumaştan piknik örtüsü hazırladıklarını söyledi.

Geliştirilen böcek kovucu piknik örtüsü sayesinde piknikçilerin açık havada sinek, haşere ve keneden uzak piknik yapabileceğini belirten Dal, 1,5 ile 2 metre ebadındaki piknik örtüsünün farklı amaçlarda da kullanılabileceğini söyledi.

Böcek kovucu kumaşta bir papatya türü olan krizantem çiçeğinden elde edilen piretrum maddesini kullandıklarını dile getiren İsa Dal, şöyle konuştu:

’’Sentetik olarak elde ettiğimiz maddeyi işletme şartlarında kumaşa uyguladık. Kumaş üzerinde aktif hale gelen piretrum maddesi koruyucu kalkan görevini üstleniyor. Böcek, sinek ve kene gibi insanları rahatsız eden böceklere direkt tesir eden madde, zararlıları sersemletiyor. Kullanılan bu madde bir firma tarafından tescilli olup, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından onaylanmıştır. Her tip kumaşa uygulayabildiğimiz bu çalışma kokusuzdur ve memeli canlılara hiçbir zararı yoktur. Kumaşa uyguladığımız piretrum maddesi yıkamalara da dayanıklıdır’’

Kaynak:www.trthaber.com/haber/yasam/boceksavar-ortu-uretildi-8674.html
....


B)

Bengi su, abı hayat, hayat suyu ya da dirilik suyu, birçok söylencede adı geçen, içen kişiye ölümsüzlük kazandırdığına inanılan efsanevî su. Farklı Türk dillerinde Mengüsuv, Bengüsub olarak da söylenir. Bengü/Bengi/Mengü/Mengi sözcüklerinin tamamı Türkçede sonsuz (veya sonsuzluk) demektir.

Aslında ayrı ayrı mitolojik dizgelerde karşılaşılan bir anlayıştır. Bengi su’ya, söylenceler ve mitolojik metinlerden başka dini kitaplarda, Hızır’ın adıyla bağlı ve Musa’nın öyküsü anlatılırken karşılaşılır. Anlatılara göre bu suyu ilk içenler Hızır ve İlyas -peygamberler- olmuştur. Bengi su ve sonsuz yaşam aktarışıyla bağlı çok sayıda anlatı olsa da bu anlatılar, eski yeryüzü uygarlıklarında, Gılgamış, Oğuz Han ve İskender Zülkarneyn gibi, yalnız birkaç kişinin adıyla bağlantılı düşünülmüştür. Bu anlatılar arasındaki bağlılık araştırıldığında, Bengi su ile ilgili anlatıların kökeninin Sümerler olduğu anlaşılmıştır. Sonraki dönemlerin araştırmaları ise Bengi su ile bağlı anlatıların kökünden daha eski geleneklerde aranması gerektiği görüşünü doğrulamıştır.

Adına bazen ’Dirilik Suyu’ denilen Bengi su, Zulmet diye tanımlanan karanlık ve bilinmeyen bir dünyada gizlidir. İskender’de Bengi suyunun peşinden Zulmet’e kadar gider, ancak onu elde etmeyi başaramaz. Onun adıyla ilgili Bengi su, yaratıcı başlangıç sayılan ilk karmandan (kaos - sudan), dirilik verme, sonsuz yaşatma, ölümsüzleştirme imlerini alıp, kendinde saklamıştır. Bu anlamda Bengi suyu simgesinde, yaratılış mitinde olan başlangıç gibi, ilk suyun izlerini bulmak mümkündür. Yani, suyun varlığa yaşam veren gücü, çeşitli inanç dizgelerinde onun, sonsuzluğa kavuşturan ve ölümsüzlük kazandıran güç olduğuna dair görüşlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Bengi suyunun yaşam verme gücü üstüne ilk düşüncelere anlatılarda rastlanır. Örneğin ölen kahramanın üstüne su serpilmesiyle, hapşırıp ayağa kalkması, karşılaşılan konulardan biridir. Söylence ve anlatılarda, bazı kahramanların Bengi su içerek ölümsüzlük kazanmaları da sık görünür. Aşk masallarında buta alarak, inanılmaz güzelleşen kahramanın içtiği Işık kadehi’nin de Bengi su ile dolu olduğu söylenir. İnanışlarda Bengi suyunun eskiden gelen, karışık bir anlamı vardır. Aşığın Buta (Bade) alması esnasında içtiği ışığın da aslında bu su olduğu öne sürülür. Çünkü ozanın söylediği türküler kendisinin ölümünden sonra da yaşamaya devam edecektir. Yani o da bir semboldür. Tasavvuf şairleri, onunla ilgili şöyle demişlerdir: "Toprağı düşen adi tohuma can veren su, dirilik suyu değilse, nedir o zaman?"

Birçok efsaneye göre ab-ı hayat sadece zulmet ülkesinde bulunur. Bazı kaynaklarda ise kızıl denizinin derinliklerinden çıkarılan bir bitki (galsam otu) ya da (şahı galsam) olduğunu söyler.

İran mitolojisinde dört kutsal varlığın bir araya getirilerek kanlarından oluşturulan karanlık bir iksir olduğuna inanılmaktadır. Bunlar; şah-ı galsam, şahmeran, imperan, zümrüd-ü anka

İçenlere ölümsüzlük ve gençlik sağlar. Yaşam ağacının köklerinden çıkar. Bir ırmak veya dere şeklinde akar. Bazen köpük şeklinde gelir. Örneğin, Köroğlu destanında bir ırmaktan üç köpük şeklinde gelir. Mecazen bilgeliği, kalıcı eserler bırakmayı, iyiliği simgeler. Ölüleri bile diriltebilir. Uluğ Kayın’ın dibindeki bir çukurdan kaynaklanır. Başında bir bekçi ruh bulunur. İçenlere güç ve kuvvet verir. Hastaları iyileştirir. Ayrıca Bengi adlı bir halk oyunu da mevcuttur. Maniheizm dininin kurucusu olan Mani adı da Mengü ile bağlantılandırılmıştır. Pek çok uygarlıkta böyle bir yaşam suyuna dair, çoğu zaman birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkıp gelişen ortak bir inancın bulunması ise ilgi çekicidir.

Kaynak:tr.wikipedia.org/wiki/Bengi_su

C)

Şahi (silah)


Şahi Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılıp kullanılmış özel bir savaş topudur. İstanbul’un fethinde kullanılmıştır.

Yapımı üç ay süren, çizimlerini Fatih Sultan Mehmet’in önderliğinde Türk mühendislerinin yaptığı topun dökümünü Bizanslıların daha önce sınır dışı ettiği Macar Urban adlı bir dökümcü yapmıştır. Bunun yanında döküm ustası olarak Cenevizli Donar Usta diye birisinden de bahsedilir.

Ayrıca bir rivayete göre de Macar Urban sınır dışı edilmemiş, Bizans zindanlarından lağımcılar tarafından kaçırılmıştır. [kaynak belirtilmeli]Urbain’in döktüğü top ve diğer toplar 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne’den yola çıkarılmış ve ancak iki ay sonra İstanbul önlerine getirilebilmiştir.

Edirne’de deneme atışlarının yapılacağı sırada Fatih Sultan Mehmet tellallar çığırtarak halkı uyarmış, bu gürültünün kaynağını haber vermiştir.

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almak için döktürdüğü büyük top "şahi" adını taşır. Bu topun namlusu 91.5cm’dir. 680 kilogram ağırlığındaki güllesinin menzili 1200 metredir. Osmanlı ordusunda daha sonra kullanılan büyük toplara da şahi adı verilmiştir.

1464’te Fatih Sultan Mehmet toplardan kırk iki tanesini Çanakkale Boğazı’nın savunması için Çanakkale Boğazı’na göndermiştir. Yüzyıllarca kullanılmadan kalan toplar 1807 yılında İngiliz donanmasına karşı kullanılmış ve beklenenin aksine kusursuz şekilde çalışan toplar bir İngiliz gemisini vurmuş ve 60 denizciyi öldümüştür. Bir tanesi İngiltere’de, bir diğeri de İtalya’dadır. Günümüzde Fatih döneminden 6 tane top kalmıştır. Bunların en büyüğü olan ve İstanbul’da, Boğazlar’da kullanılan "şahi" bugün İngiltere’dedir. Diğer toplar ise Harbiye’deki askeri müze bahçesinde olup bunların çapı daha küçüktür.


Kaynak:tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eahi_%28silah%29


Şiirime böcek, sinirime gıcık istemem!
Böceksavar
__________________________________________




’Bana ne?!’ demez şair, elin düş aleminden
Haşerata dezenfek/tan, tam zehirdir dilim
Haddini bilmezlere muaşeret kalemden
Çıngıraklı yılana tam panzehirdir dilim



Bir kaleden kaleye şahi gülle kalemden
Yıkılır mı yıkılır safi dille kalemden
Gelmediyse cihana, geçmez öbür âlemden
Çağlayan bir nehirdir, bengi su, Kevser dilim



Dal yaprağıyla güzel, açılınca çiçekler
K/açarlarsa k/açsınlar, benden bütün böcekler
Ziller takıp b/eline oynasın tüm köçekler
Hak zail olmaz olsa, ah’reti neyler d/ilim?



Şaban AKTAŞ
18.12.2011







Resim: Alman ressam Lucas Cranach’ın betimlemesi ile bengi su
Kaynak:Vikipedi


Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Böceksavar Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Böceksavar şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BÖCEKSAVAR şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ, @sabihakucuktufekci
19.12.2011 01:44:56

böcek savdıran bilgi saydıran şiir

şiir de bilgiler de harikaydı sağolasınız Şaban hocam
tebriklerim hayata kattığınız erdem emek bilgi dolu eşsiz cümle güzelliklere iyi ki varsınız şanssınız..:)
sevgim saygımla hep selamlar..
Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45), @emineuysal-emine45-
18.12.2011 23:09:33
Şairin ilham almadığı bir şey yok sanırım, böceksavar bile ne güzel ilham olmuş.

Tebrikler Şaban Bey, saygılar.
rahmiusta
rahmiusta, @rahmiusta
18.12.2011 22:42:23
TEBRİK EDİYORUM SAYGILARIMLA
kutbo
kutbo, @kutbo
18.12.2011 19:50:31
hiciv...şiirinde
didaktizm..ancak bu kadar olur
..
slm
Kemalkarsli
Kemalkarsli, @kemalkarsli
18.12.2011 18:16:31
Merhaba hocam..
Bu günlerde en büyük silahımız,kalemimiz.
Böceksavarları kullanırken, onlar KALEMSAVAR Yapma telaşındalar..
Kaleminiz hiç susmasın hocam.Kutluyorum yüreğinizi..Saygımla...
Hüdaverdi ER (Hüdai)
Hüdaverdi ER (Hüdai), @hudaverdi-er-hudai
18.12.2011 16:16:58
Hicivin kalitelisini okuduk sıcak sıcak usta kalemden.
mest oldum üstadım, selam ve saygılarımla...
osman ece
osman ece, @osmanece
18.12.2011 15:37:14

’Bana ne?!’ demez şair, elin düş aleminden
Haşerata dezenfektan, tam bir zehirdir dilim
Haddin bilmezlere muaşeret kalemden
Çıngıraklı yılana panzehirdir dilim



Bir kaleden kaleye şahi gülle kalemden
Yıkılır mı yıkılır safi dille kalemden
Gelmediyse cihana, geçmez öbür âlemden
Çağlayan bir nehirdir, bengi su, Kevser dilim



Dal yaprağıyla güzel, açılınca çiçekler
K/açar ise k/açsın benden bütün böcekler
Ziller takıp b/eline oynasın tüm köçekler
Hak zail olmaz olsa, ah’reti neyler dilim?


manalar derin çözene emeğine yüreğine sağlık kutlarım
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL