1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1639
Okunma
Bir el..
Kabil’in kanlı eli...
Uzanıyor ciğerimin içine...
Yahudanın yarılan bedeninden,
Bağırsaklar dökülüyor,
Ruhuma.
Ruh coğrafyam ’ala delma’
Kamçılarla pişmiş sırtlarda,
taşınan taşlar.
Ve o taşlarla örülen vahşi piramitler.
Tıkanıyorlar ağzıma.
Sel sel oluyor.
Çığlık yüklü terler.
Fışkırıyor tenimden terler.
Ashab-ı uhdud.
Kahrolası Ashab-ı uhdud.
Cehennemi bir kanal açıyor.
Deli yüreğimde.
Mancınıkta İbrahim.
Atılıyor nemrudun ateşiyle.
Yanan kalbime.
Ben günahkar kent Babilim.
Yıkım bendedir.
Kudüsüm.
Onbeşbin çarmıh
Üzerimdedir.
Doluyum.
Taşıyorum.
Siyah üzüm tanesi
Köleler...
Ağzı toprak kokan
Plepler...
Ülkesizler...
Evsizler...
’Ruhsuz’ denen dişiler..
Ve çıplak bırakılmış erkekler...
Ve eli nasırlı tüm proloterler...
Sonsuz bir kuyruk.
Bir feryadın dudağında,
Ağır ağır yol alan kuyruk.
Yol içime...
Mahşeri kalabalık.
Kalabalık içimde..
İçim mahşer...
Kundakta yatan bebeğin,
Sessizliğine düşen,
Kılıçların gölgesi.
Yeryüzü melekleri çocukların.
O çocukların,
Korkuya esir düşen,
Prangalı gözleri.
Seni lime lime eder.
Asit gölüne düşmüşçesine,
Parçalar.
Deli yüreğim.
Mehmet Dalkanat
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.