2
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
2573
Okunma
yapraklarını dökmüş bir ağacın kurumuş gövdesinde bir oyuk yüreğim
ardına attığın her “sonra” önünde kocaman bir engele takılmış gitmiyor
sırılsıklam ter kokuyor günahlarınla yıkanmış şehvetinin masumluğu
ilk yalanların kuyruğunda esip geçiyor yüzünden sisli bir anı gibi yüzsüzlük
nefretin hınzırlığına sığınmış vahşetin kızıllığına tutunan ihanetin rezaleti
sıska bir utanç uyuşukluğunda yorgunluğun yorgunluğu
vakit yok
erkenden düşmek gerek yollara çünkü beklemez sabah
acelesi var
alelacele resimlerin natürmortunda saklı renkleri toplayıp bohçaya
aralıksız kana batırıp fırçayı
boyamalı aşkı
farkındasın
nazlı renklerden mavi
bundan böyle kırmızıya sevdalı
ayrıntıyı atlamış
ortalıkta cirit atıyor şeytan
aşk saklanmış korkudan
ama
kim korkar hain kurttan
ne olursa olsun sürmeli yüzü aşka
ki daha bir yangın olsun sabahlar
rengarenkliğine vurulmuş
hayatın tuvalinin
biraz açık mavi
biraz da bize boyamalı
kırmızıya düşmüş tabloyu
aldırmadan şeytanın soluğuna
atilla güler
resim: Endless Love-Alfred Gockel