8
Yorum
35
Beğeni
4,9
Puan
1383
Okunma

bir karanlığın kara lekesi dudaklarımda
bir kazanın ölü gözlerinde akıyor yaşları yalnızlığımın
yasak aşkların yılgın adım seslerinde suskun şiirler
öykülerimin sözleri yitik dilden düşmeyince
gönderilmemiş onlarca ve hatta yüzlerce mektubun
yaşlı çığlıklarına sağır bekleyişlerinde
bir martı daha düşer denize
yorgun
ve ölü
ellerim neden böyle soğuk anne
neden titriyor bedenim böyle
usturuplu yalanlardan kopup gelen sahte bir mutluluğa vurgun
kırılgan yüreklerin sakınılmamış oklarında tütüyor yangın
yüzümdeki gülüşlerde gezinen bu acı da ne
baba!
unuttuğum sesinden içime sinen cesaret nerede
tek başına uyanılan sabahların sahipsizliğini
üzerime örtüyor hayat
oysa ki
kendimden geçeli öyle çok oldu ki
sen vurunca ölmemem bundan işte
haberin yok mu sevgili
ben öleli beri
açmıyor çiçekler
balkonumdaki saksıların
kurumuş toprakları üzerinde
kim vurdu yağmurları
kim kırdı dallarını düşlerimi bağladığım ağacın
şimdi ben
kimin için ağlayacağım
aşk beni
binlerce kere
öldürmüşken
kime
niye
bir kelebeğin
bir günlük izdüşümü
var yüreğimde
atilla güler
5.0
87% (13)
4.0
13% (2)