3
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1724
Okunma
ker zamanlar mutluluk arayan
kör ormanın saçlarını tarayan
bir çift ceylan göz
tedirginliği ile suya akardı söz
çok eski bir patika yolun sırtından
aşklarıyla sekip geçtikleri ırmağın
kenarın da boy vermiş kızıl ağacın
vaktiyle omuz dayadıkları gövdesinden
konuştukları
............gülüştükleri
........................öpüştükleri yerden
..................şimdi balta sesleri geliyordu...
şimdi o kızıl ağacın gövdesinden;
..........................dokuz tahta yapılıyordu..
öyle çok konuşmuştu ki zaman,
.........................şimdi herkes susuyordu.
evin tam ortasında aşk;
hiç kaldırılmamış tabutun içinde,
çürüyen bir ceset gibi duruyordu.
hiç kimse dokunamıyordu,
..............................dokunsa da yalnızlık.
ve ölenle ölünmesede,
.............................yaşanmıyordu onsuz.
duruyordu
.........susuyordu
..................ağlamıyordu bile
ne cenaze sahibini arıyordu
ne de toprak kabul ediyordu.
korku yürekte hüküm sürse de
eline ilk kan bulaşmış olsa da
her sabah yıkanıp, temizlenip aklanıp
bir katil marifetiyle öldürdüklerini seviyordu
ve hayatın düşmanları
yüzsüzlüğünü güya belli etmeden
.......................o aşkın cenazesine gidiyordu...
...
bu ceset kalbinde ölüm nafile
ki söz düşer mi benim gibi gafile
kızılmaması gerektiği gibi azraile
kız/mı/yordu yüreğine kadınca duygularda..
görmüyordu
........duymuyordu
..................aldırmıyordu içindeki korkulara...
Meryem ana edasıyla,
.......................kalbindeki mezarı süslüyordu
manastır yolundan kasabaya,
.......................o aşkın cenazesine gidiyordu
oysa
evin tam ortasında aşk;
.........hiç kaldırılmamış tabutun içinde
................çürüyen bir ceset gibi duruyordu...
...
5.0
100% (3)