6
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1589
Okunma

Aklımın bir yanı hiç düşünmedi
Bu kalbi söküp atmayı
Susabilirdim oysa
İçimde öldüğüm kadar
Küçüktü gökyüzüm
Ve yamalıydı bulutlar
Çatlağından süzüldü yağmur yüreğime
Soğuk gecelerin siyahına gizledim
Beyaz düşlerimi
Kapı eşiğinde kalan
Ayak izlerine bastı anılarım
Sen var mıydın
Ben var mıydım
Biz hiç olduk mu
Yoksa geç mi kaldık aşka
Gönlüm gibi
Tel örgüye takıldı uçurtmam
Küçük yaralarla parçalandı umut
Ve bir tek saçlarımdı özgür kalan
Rüzgarın ahenginde
Mavinin yüzüstü düştüğü
Islak duyguların yastığında
Kaç ayrılık bir aşk eder düşündün mü
Kaç kez daha ölmeliyim mesela
İşte kırıldı hasretin zincirleri
Duvarlar üstüme yıkıldı
Ya da ben yıkıldım
Hırçın bir eylül gecesi
Yürek iklimimi hüzün sardı
Ve yüzüme suskunluğu çizdi Tanrı
Mabedine yaslandım
Karanlık sızdı şehrime
Çırpındı naif kirpiklerim
Kanadım toz oldu yalancı pembede
Süzüldü gölgen
Kanım günbatımı bir kızıla bulandı
Alnından öptü mehtabı
Buğusu nemli gözlerim
Kaç harf daha toplamalıyım ki şafaktan
Aşkı yazabileyim sabaha
İçimde büyür yangın
Yandıkça savrulur soluğumda küllerin
Ne çok ölürüm bir bilsen
Huzur ve acı sonrası dönen
Mevlana misaliyim
Bir sana
Bir de aşka viraneyim
Yüzüm aynada
Başkalarının umutlarına uzandım
Düşlerinden topladım
İçinde biraz mavi
Biraz aşk olan hevesimi
Sundum sana...
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.