6
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1522
Okunma
Mükâfattın, gelen ilk “oku” emri gibi.
Ezelden sunulmuş bir merhaba, bir düştün dünyama
Haddeden süzülmüş bir nezaket, mavi/den bir düş/tün hem de
Tan yeri yeni yeni ağarmaya yakın
Açıldı seni gördüğünde gönül gözüm
Parlak bir ışık huzmesi yayıldı önce içime
Sonsuzluğa giden nurlu bir yol…
Işıltılı bir firuze, ahenkli bir eda
Lal olmuş bir dil güzelliğin karşısında
Aklı yerinde tutmak şöyle dursun
Yüreğim ha çıktı, çıkacaktı yerinden.
Ilık ılık akıyorken aşk damarlarıma
Leylak rengi, efsunlu bir beniz
Denizi kıskandıran, yüreği deli bir mavi
Işığın mı alıyordu gözleri mi? Yoksa,
Zihnime dolan gözlerin mi?
Hatırlarsın bir merhaba ile başlamıştı her şey
Ümit vari sözcüklerle çığ düşmüş/tü yüreğimize
Merhem olduk önce, kanayan yaralarımıza
En güzel anları paylaştık sonra, aşka açılan sabahlarda
Yenilendik birbirimizin ılık nefesinde
Ranalar bıraktık dilimizin en kekresinde
An geldi! Alazlar çaldı yürek sevdamızı
Gündöndü, geride sözsüz, ayrık bir veda
Üzgün, yılgın ve yorgun günler vede
Limitini aşmış bir sevgi kaldı.
Düşünüyorum da şimdi, yaşanan her şeyi
Aşk’ı “kim o “demediğin kapının önünde bıraktın sen
Lodos savuruyor, üzülme geride bıraktıklarını
Lâmekânsız bir hayat sunuyor sen git/me derken.
Işıklarını söndürdün… Karanlığını bana kaldı sevdanın…
Doğan ORMANKIRAN
5.0
100% (9)