6
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1825
Okunma
Bu günlere çok ağır gelir susuz gölgeler
Ne kadar kat kat giyinse de bu geceler
Yine de üşür bulutların emzirdiği bu kuşlar
Bu çalı çırpılar da olmasa bir ruha yuvalanacak
Ayrılıklardan ayrılık beğen gayrı bu fakirlikte
Elimde son bir renk kaldı
Kimsesiz bir vadi koymuş dudaklarının ismini
Adı erguvan
Soyadı bahartesi
Boyu fena değil, bir giz boyunda
Saçları yaprak yaprak
Öğrenim durumu mutluluk terk
Doğumundan vasiyet birkaç cümlesi
Onunla yetinmeye çalışıyor kıt kanaat
Bilirim cömerttir yazgısına
Ölümünü de paylaşır gerekirse
Hep bir tuluat işte gölgesiz bu oyunlarda
Hep bir meddah içimde volta atan
Kentten bir beyaz perde
Erguvanın biraz ışığı fonda
Hep bir sürç-i lisan döngüsü dilimde
Hep bir muhavere ağır çatışmalarımda
Hayali nakkaş soy ağacımın yaftası
Soru işaretlerim yalpalıyor sisli odamda
Hep bir oyun bazen bu rüya sıkıntısından
Hangi sızı elimde bil!
Bulamadın değil mi?
Düş cebine bak!
Sevişilen rüyalar geri alınmaz
Bu öpüşler de düşlerimizin ikramıdır
Vardık mı o şehre?
Aşkı geçtik mi yine görmeden yoksa?
Ne yaparım düş başıma o ıssız öykülerde
Sevmekten başka kimim var benim?
Bari sen fısılda erguvanım…
Oktay Coşar
5.0
100% (14)