10
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
2032
Okunma
Hâlâ kulağımızda Mersin’deki gafınız
Bir çiftçiye ’ananı al git’ buyurmuştunuz
Sizi meşhur etmişti o ’van minüt’ lafınız
Adınızı dünyâya bile duyurmuştunuz
Bir zamanlar mecliste bakanlara baştınız
Şimdi dikdatörlüğün sınırını aştınız
Her şeye kendinize göre ayar çektiniz
Ne yargı bıraktınız, ne ordu kaldı başta
Açılımla ayrılık tohumları ektiniz
Bakın azdı hâinler gözleri var her taşta
Zamlar ’düzenlemece’, ’kâr payı’ oldu fâiz
Küçük hırsızlık haram, malı götürmek câiz!
Dediniz ki Devletlüm; ’sigarayı içmeyin’
Hemen bırakılmaz ki ha deyince bu illet
Bu emri vâkî yeter, artık kesip biçmeyin
Saksıda yetiştirip esrar mı içsin millet?
’Dula avrat boşamak kolay’ derler ya hani
Sizin yaptığınız da bir bakıma bu yâni
Benim bildiğim devlet bir şeyler verir halk’a
Oysa siz sıkıştıkça hep bizlerden aldınız
Koptu vatandaş ile devleti tutan halka
Ekonomik hedeften çok uzakta kaldınız
Boşuna gizlemeyin, geçmedi teyet falan
Bu son zamlar diyor ki; ’söylenen her şey yalan’
İlelebet sürmez ya milletin uyku hâli
Elbet gözü açılıp uyanacaktır bu halk
Şimdi tek yol görünen gün gelir olur tâli
Ve biri size der ki ’ey suçlu ayağa kalk!’
O zaman dökersiniz dilden acıyla vâhı
Allah büyük kimsenin kalmaz kimsede âhı.
.
5.0
100% (13)