3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2977
Okunma

Hanım Ağa’nın Köşkü
Köşk değil, san ki eyfel kulesi
dört tarafı ışıklarla süslenmiş bir abide gibi
mor evinde sıcak sabahların keyfini çıkartıyor
balkona yaslanmış, gülüşleri şerbetli
adsız bir çiçek gibi parlıyor gözleri
ne kadar da zormuş ah bu işlerle uğraşmak
en mahmur haliyle odaklanmış, köşkün yeni değişimine
çöz gitsin dedi, dudaklarındaki mırıldanan sözcükler
uymadı zurnaya komşuların sesi
söylesene a dilim,
biz o güzel günleri Paris’te mi unuttuk.
Yanında kızı, küçük bir yosma
gül kokar elleri, endamı zarif bir balerin
bir yüzü İzmir’de, bir yüzü Paris’te, akşam yemeğinde.
maviliklere yuvarlanıp giderken dilindeki heceler
vazoda unutulmuş bir gül gibiydi, hangi maziydi onu ağlatan
İzmir’e gelişim bahardı, kuru dallardan taze sürgünler gibiydim
nisan yağmurları yağdı üstüme,
ıslak kumlarda yürüdük mimozalara yaslanarak
anılarımı penceremin pervazına astım,
ah... Paris’im, nasıl da güzel kokuyorsun buradan
seni özledim, boşuna bağırma/lodos esiyor- sesini duyamam ki.
Kız sen buralı mısın yoksa Paris’li misin?
vay canına, ne güzeller varmış arka sokağımızda
önümde geçip gitti, on sekizinde miydi,
rüya gibiydi, hiç farkına varmadım
beğenmedim dersem yalan olacak
ben yalancı değilim, bundandır sessizce süzülüşüm,
bu kentin arka sokaklarında.
Hanım ağa dediler ona
satın aldı evini bir kaplumbağadan
camı kırık, bir penceresi Mustafa’ya açılıyor
her tarafı yıkık dökük, sefil bir alev gibi
dört mevsimin umutsuzluğuydu üstüne düşen
yeniden onardı evin her yanını,
doğum sancısında güneşin
bir saray yaptı, termometrenin kırık ucundan
gecikmeli olsa da, sınıfta kalmadı ezberi
en iyi notlarla geçti hanım ağa.
Mangırı bol hanım Ağa’nın
düşünüp düşünüp duruyor,
hangi yöne akıtmalı bu nehri
komşularının korkusuydu düşleri
batısında sevgi duman, aman aman
isyankâr bir panjur gibi
her şeye külliyen bir reddetmek
yüzünde bir zemheri ayazı
hangi tarafına bakmalı, her yanı düğüm düğüm
adı sevgi, siyah beyaz bir film gibi, eski çağlardan kalma
hani bir söz var bizde, saçı uzun aklı kısa/ kimiz biz?
Hadi komşular, bıraktım totemleri, putları,
savaş baltamı gömdüm Paris’te
gelin anlaşalım komşularına yalvarıyordu
bir dargın, bir barışık derken, buzlar eridi birden
en sonunda başardı, barışmayı komşularıyla
hadi dostlar, ben güneşe gidiyorum
hep yıldızları sevdim, ondandır hanım ağalığım
melez keşkelerimi unuttum Paris’te
şimdi kalbi çift atan bir savaşçı gibiyim
bilmem ki hangi zamandı, bu günü yarına bağlayan.
Nuri Dağdelen
Özdere-İzmir
21/7/ 2011
Saat 0.17
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.