2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
229
Okunma

Minik minik elleri,
pembe sarı dünyası var onların
Onlar birer çocuk, gözleri boncuk boncuk
Sorun onlara sokak kaldırımlarını
Sirkeci, Haydarpaşa Tren Garını.
Onlar nerelerde yok ki,
Kömürlü tren vagonlarında
Köprü altında vapur koridorlarında
Cami önünde iskele meydanlarında.
Bedenleri küçük, ama dağ gibi yük var sırtlarında
Yağmurlar gözyaşı, kar taneleri yatak yorgan olmuş onlara
Karanlık sokaklar mekan, otobüs durakları çöp bidonları
Ekmek kapısı olmuş bu sokak çocuklarına.
Minik elleri nasırlaşmış, yüzlerinde umutsuzluk ifadeleri
Çıkarcı çevreler peşinde, acımasızca sömürülen körpecik bedenleri
Bir ekmek parası için soğuklara sıcaklara göğüs geren çocuklar.
Onlar işte, onlar birer sokak çocukları
Yüzlerinde okunur tüm acıları
Bülbülün güle yandığı gibi çırpınıyor yürekleri
Betonlaşan kent sokaklarında inleyen çıplak ayakları.
Onlar birer kahraman, birer sanatçı, sinema afişlerinde
Henüz umutları tükenmemiş gelecek baharlarında
Karınları tok, sıcacık bir yuvanın özlemi var düşlerinde.
Bunlar sokak çocukları,
Deniz mavisi gözleri
Yosun tutmuş elleri, ayakları
Şu amansız kent sokaklarında.
Siz rüzgârların sesini, fırtınalı geceleri onlara sorun
Siz gökteki yıldızları, mehtabın doğuşunu onlara sorun
Siz karanlık geceleri sessizliğe bürünen sokakları onlara sorun
Ve açlığın sefalettin merhametsizliğin acısını, onlara sorun.
Onlar işte, onlar sokak çocukları
Deniz mavisi gözleri
Yok edilmiş, sömürülmüş tüm ümitleri
Yüzlerinden okunur sert rüzgârların bıraktığı izleri
İşte, onlar, onlardır sokak çocukları.
Nuri Dağdelen
1.8.2001
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.