0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1150
Okunma
Düşümün orta yerinde bir savcı
Bir iddianame hazırladı
Acı reçeteden daha acı
Karnım aç beynimde sancı
Zonklamaya başladı
Ağır ağır uyandım
Bedenimde uyduruk ağrılar
Maddi gerçek karanlıkta kalmış
Adamın kafası satır aralarında
Uydurmaya çalışıyor kitabına
Tek bir düğme yeterli aydınlanmaya
Oysa düğmeye basacak el
Tembel mi tembel
Hani topaldı ya adalet
Ağır aksak yürürdü
Şimdi kötürüm
Hem kör
Hem de kel
Kanser olmuş dediler Adalet abla
Bağıramıyormuş da artık
Erik çalan çocuklara
Erik ki can
Kütür kütür hem de sulu
Fırsat bu fırsat
Duvar değil sanki kerpiçler
Bildiğiniz suyolu
Su dedim de yanıyorum
Muslukta kireç
Kötü bir klor kokusu
Pet şişeler dönüşümsüz
Düşmanı doğanın
Oysa düşman olacak ne var
Şu kısacık hayatta
Farkımız
Gözlerimizin rengi mi?
Kıyamet mi kopar
Tenimiz birbirine değdi mi?
Hani diyorum tokalaşsak savcı bey
Bırak kıracaksa hâkim kırsın kalemi
Hangi bina ayakta kalır
Sağlam değilse temeli
Ah be temel
Biliyorsun Dursun’un gözü var Fadime’de
Fadime de ilgisiz değil hani
Açılsan diyorum denize
Aldırmasan hamsi mevsiminin geçtiğine
Yani çekilsen aradan
Ya da sür gemilerini karadan
Tarih seni de yazsın
Bir çiçek dik saksıya
Görmesinler yüreğinin filizlendiğini
Kim bilir
Çiçek açtırır yaradan
İddia çok ağır
Menenjit geçirmiş savcı
Duymaaaz!
Sağır!
Bir kez daha seslen en tiz sesinle
Bağır, bağır, bağır!
Bakarsın bir şirinlik yapar
Bilirsiniz
Şirin Ferhat’a
Taşları oyma demişti…
Ferhat’ın gözü kara
Yüreğinde aşk
Söz dinlememişti
Sevgi seli ile doldu koca kanal
Kamu malı zarar görmüştü
Kalem yoktu şimdiki gibi
Az bulunan divitler dışında
Ferman şimdikilerden farksız
Ve arsızdı yüzsüzler
Savın bitti mi savcı bey
Benim savunmam hazır
Bak pirim göklerde geziyor
Yıldızlar kadeh kaldırmış şerefine
Yedi kat yerin dibinde oysa
Zifiri karanlıkta hı(n)zır
Kaldır bir elini
Sağ ya da sol fark etmez
Mum ışığı da olsa yok mu o kitapta
Neden hepsi kara
Mavi değil
Ya da Adalet ablanın yeleği gibi pembe
Beğenmedin değil mi savunmamı
Bırak beni düşlerime
Düş benim değil mi?
İster yeşil görürüm
İsterse pembe
Bir bakarsın kanat çırparım
Gökyüzünde leyleklerle
Kadıya sormuş oğlu
Baba ben nasıl geldim
Leylekler getirdi oğul
Annem neden hamile
Kadı’nın yüzü kızarmış
Seslenmiş Kamile! Kamile!
Kamile Kadı’nın eşi
Zoru çözmekse
Kadının işi
Yani mutfakta
Yani pazarda
Yani tarlada, yatak odasında
Saat kaç
Kaç satır geçti aradan
Şimdi uyuma zamanı
Hep uykuda değil miyiz zaten
Tilkiler dışında
Her satır çamur
Her satır saçma
Bırak doktor kor görürsün
Bir de sen açma
Açma yüreğimin derinliklerini
Derin ilişkileri
Diyeceksin hangisi derin
Kör kuyudaki Yusuf’mu
Kör kuyuya atanlar mı?
Ya da Karadeniz’de
On beş mürşiti boğanlar
Ya da yeni doğanlar mı
Yeni yetme derinler
Yürekte alev varsa
Derin değildir
Derin serin olur
Ser’se baş
Serseri edilense vatandaş
Bülbül
Küçücük bir kuş
Altın kafesi istemezmiş
Ah vatan dermiş
Ben kuş dili bilmem
Bir tek anamdan öğrendiğim dildir konuştuğum
İnsanı koyarım kıbleme
Gönlüm açıktır cümle aleme
Bir kelime daha etmem savcı bey
Sazımda yok türkü söyleyecek
Telgrafın teli de demode
Kayıtlar yüklenmiş bilmem kaç cigabayt
Hani özel hayat
Hangi özel hayat
Tut ki tutuklamaya sevkettin bedenimi
Senin yüreğin tutuklanmış
Mesain bitiyor bak
Akşama az kalmış
Yaz kızım dedi savcı
Savunma deli saçması
Suç ağır cezalık
Kuvvetle muhtemeldir sanığın kaçması
Tutuklayın gidiversin
Saat kaç kardeşim dedi nöbetçi hâkim
Tam da maç yayını başlamıştı
Dosyayı okudum
Kafam karıştı
Bu ifadelerini tekrar mı ediyorsun?
—Aaa!
—Beee!
—Uzat ma be!
Yaz oğlum!
Suçlunun şizofrenik…
Dikkate alınarak
Hastaneye sevkine…
Yaşasın dedi şüpheli
Dostlarımla görüşeceğim yine besbelli…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.