1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1648
Okunma
Uzun yoldan geldi
Uzun uzun konuştuk
Güzelce’mle
Yollar yaramış
Güzeldi giderken
Daha güzel dönmüş
Nasıl özlemişim…
Çay kahve içip üzerine
Birazda fal muhabbeti
Derken bitiverdi akşam
Hiç istemeden
Onu evine bıraktım
Ben düştüm bu sefer
Kendi evimin yoluna
Yolda bir de telefon sohbeti
Benden mes’ud âdem arasan
Bulunmaz yeryüzünde
Zor bitirdik muhabbeti
Şükür bitmedi tabii
Ama gece bitti
Yarın mesai
Önce ekmek kavgası
Muhabbet gelir zaten
Peşi sıra, çok şükür
Ayrılmadan bana
Baktı, güldü;
-“İyi ki varsın” dedi!
Ben…
İyi ki varmışım!
Varlığımı bile
Unutmuştum oysa…
Şaşa kaldım
Hem hoşuma gitti
Hem de pek bir utandım
Bende laf bitmez oysa
Onca seminer, dinleti
Radyo, tivi programı
Bir sürü röportaj
Ama gel gör ki beni
Halime gülersin
Ne diyeyim?
Bilemedim.
-“Âmin” demişim
Bastı kahkahayı
-“Allah razı olsun” dedim
Bu sefer o şaşırdı
-“Ne diyorsun” dedi?
Bir bilsem…
Neler demek istiyorum oysa…
Neyse hayâl meyâl
Vardım eve
Üstümü bile değişmeden
Oturdum masama
Başladım yazmaya
Canım bir kahve istedi
Hazırladım hemen
Bol köpüklü
Rejimdeyim ama
Şekerli çekti canım
İki kaşık attım
Koca fincana
Kuruldum
Bir yudum aldım
Tadı fazla tuhaf!
Meğer tuz atmışım içine
Önce yüzümü buruşturdum
Sonra güzelce’min
Güzel yüzü gelince aklıma
Öylece koltukta kalakaldım
Kendime geldiğimde
Bitmişti fincandaki garabet mey!
Midem bir tuhaf mı oldu?
Yoksa bu güzel havalar mı çarptı beni de?
Tıpkı rahmetli Orhan Veli gibi…
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.