5
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1782
Okunma
devrilmiş sütunların
yanmış yıkılmış şehirlerin
yerin dibine batmış muktedirlerin
çoktan masal olmuş hayatların,
lüksün , şatafatın ve yoksullukların sokağında yürüyorum
rüzgar
dökülen yapraklar
son kanat izi de silinirken gökten
ve son kanat sesi sustuğunda
soruyorum kendime:
“insan bir vedaya ne zaman dayanabilir?
ve ne zaman hazır olur vedalara?”
her istasyonda
unuttuğun bir şemsiye, bir kitap
bir mektup veya kurutulmuş çiçekle
eksilirsin…
ağır ağır döner tekerlekler,
boğuk bir kampana sesi…
ve hayat , yoluna devam eder …
rüzgar
dökülen yapraklar
çocukluğumun bahçelerini anımsatıyorlar:
paslı sesiyle ağlayan salıncağı,
cebime doldurduğum çakıl taşlarını .
benden uzakta çözüyorum göz-bağımı…
yalnızlığım,
söyle, kaç veda doyurur iştihanı?
kaç dudak bükülüşü , kaç çocuk ağlayışı?
gözlerim doluyor kalbim burkuluyor
bir daha yetim kalıyorum,
babasını kaybeden her çocukla.
el sallayarak , gidenin ardından ,
“hayat vedalar toplamı “ diyorum :
annem babasını yitirdiği zaman…
şu köhne ahşap banka otursam
bir keman sesi ıslatsa saçlarımı usuldan
silinse hatıralar, silinse hafızam
yalnızca gözlerimde gözlerinin çizdiği akşam…
soruyorum :
kaç bahar , gözyaşınla ıslanmış kağıda
gömüp duygularını,
kaç bahar kaçtın kendinden?
kaç bahar ateşe verdin düşlerini?
kaç mezara yer var daha kalbinde?
ah kaçabilsem
kaçabilsem vedalardan…
rüzgar
sallanan yapraklar
son kanat sesi de sustu
son kanat izi de silindi gökten,
fikrim maziden atiye
atiden maziye gıcırdayarak sallanırken.
köklerini gömdükçe derinlere,
dallarını yaşatan bir ağacın
hikayesi galiba bu.
seçilmiş vedalar, mecburi ayrılıklar…
gövdesinde acının kalın kabukları,
kaç yüzyıl görmüş geçirmiş
koca bir çınarın hikayesi …
“hayat vedalar toplamı” diyorum
rüzgar,
dökülen yapraklar,
ve bir balta darbesiyle devrilen,
yer ile yeksan çınar…
gıls
Not:Ahmet Telli’ye saygıyla...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.