3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1537
Okunma

kulağıma çalınan bir aşk hikayesinin üzerine....
_başımı yastığa koyduğumda kalbimin kulaklarıma çarpması gibiydin
ulaşamadım sana
sadece duydum
ve sustum sadece
sense
susumda us’tun_
bir yol bulup koşmalıydım oysa
çöl sıcağında donan dudaklarımı yalamalıydı gözyaşların
aciziyetimi sürmeliydim alnına
ve şevkatini basmalıydım bağrıma
cesaret
ikinci adımken unuttum
unutturdun tek bir bakış üzeri titreyişlerde
ve ben sinmiş korkak bir sokak köpeğiyim şimdilerde
kanımın her damlasında aşkındaydım oysa
sevgilim derken dudaklarından gam damlasada
aldırmadım bu aşkın kasırgalarına
sürükleyecekse rüzgarın sürünmeliydim
ama ben bir saçak altına saklandım yalanlarından
sürünmeye razıyken üstelik
sürüldüm ümitlerimden
göğsünden yüzüme damlayan o pervahsız ter gibi bende
evet bende damlıyorum ve akıyorum işte
nereye olduğunun önemi yok
yol nereye giderse
gitme demenin faydası yok
üzgünüm
gittim bile