5
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
1410
Okunma

Karanlık örtüsünü ufka çekerken zaman
Umutsuz çığlıklara bir yenisi eklenir
Bir pula kıymet bulur aşk kilesinde onur
Yok olası ne varsa kor göğsüne yüklenir
Yıkılsa tüm değerler yine dilenmez aman
Vefanın cemresi hep mahşerde mi beklenir
Bulunmaz mı dünyada, insanlaştıran o nur
Unutulur yaşanan küçük büyük hatırât
Yalnız odur erdemi yârdan arda kalanın
Çürür belki gömülse toprağın âğuşuna
Yine de izi kalır aşka dair yalanın
Zorlar durur hayatı kıldan ince bir sırat
Eğer ki nefs adına sonu yoksa talanın
Yüklenmeye değer mi bunca kahrı boşuna
Sökülür yavaş yavaş kalenin muhkem suru
Tebâya vebâl düşmez olunca şah bîkarar
Harcamak revâ mıdır hoyrat bir metâ gibi
At zarı ne gelirse, hayat değil ki kumar
Hakkıyla tartmayınca haktan lütuf şuuru
Dökülür perçem perçem sîmadan yerlere ar
Yükseklerden bakarken görünür arzın dibi
Nedendir yok ki bilen hep inkâr kucağında
Sıdk olmanın şartıyken sadâkâte râm olmak
Erilmez, sapa yola mahkumsa eğer zirve
Kendine yabancıdır ayna aksinde yamak
Çözüm yanmaksa mutlak Yunus’’un ocağında
Çağlamalı seviler kalplerde ırmak ırmak
Ve yürünmeli yollar hükmüyle Safâ-Merve
Saçılsın orta yere hem aslı hem darası
Gönlümüzle seçelim kul olana şâyanı
Nedir aşk kime vefa bu teraziler niçin
Ruhumuzla görelim hikmetteki beyanı
Kandırıp kendimizi yalan gerçek arası
Çelişkiyle boğuşmak geçen ömrün ziyanı
Şimdi düşünme vakti, iki el bir baş için
2009
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.