16
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1307
Okunma
ne bir amacım var ne yetişmek istediğim bir yer;
öylesine bir boşluk işte, ağırlığı altında ezildiğim.
hiç açılmadı senden sonra kapattığım pencere...
belki de bu yüzdendir yokluğuna direnemediğim;
bir gün görünmesen, kendimi merakla yiyip bitirdiğim.
akşam odama çekildiğimde
açık bırakırdım ya lambayı...
sen gelip söndür, üstümü ört diye.
bilerek yapardım hepsini;
en çok usulca saçlarımı okşamanı severdim,
bir de alnıma kondurduğun o buseyi.
sonra rolleri değişirdik sanki gizlice...
sen uyurken ben de sana yapardım aynını.
nefes alışını izler, kalp atışlarını dinlerdim;
yüzünde belli belirsiz bir tebessüm...
bakmaya kıyamazdım.
başlangıçta bir oyundu sanki her şey;
o çirkin ördek yavrusu masalı gibi...
ama masallar uyumak içindir, uyanmak için değil;
ben uyandım ve şiddetli bir akım kapladı benliğimi.
bencillik mi, sahiplenme mi bilemem,
"ya hep ya hiç" derken, önceliklerini unutmuştum.
olmayacak bir duaya inandığımı geç de olsa anladım;
çekip gitmek tek çözümdü, kavradım.
şimdi binbir parçaya bölünmüş bir "ben" var içimde;
yaşama küskün, alabildiğine yorgun.
"zaman her şeyin ilacı" diyenleri duydum da
ne aklım inandı buna, ne yüreğim
kelimelerim kördüğüm...
kendimden mi kaçıyorum, senden mi, bilmiyorum.
tek bildiğim; ne seninle oluyor ne de sensiz.
yerin dolmuyor, mutsuzum.
mutsuzluk da bazen işe yararmış;
daha az acı duyuyorum, ya da öyle sanıyorum.
gittiğimden beri ışıkları söndü yüreğimin,
karartma gecelerinin düzlemindeyim...
gülümseyen gözlerinin özlemindeyim.
ama senin için olsa bile
olmayacak dualara "âmin" dememeye yeminliyim.
hep başkalarına, başka şeylere ağlardım;
hiç istemeden senden gittiğim için
bu defa günlerce ve ömrümde ilk kez,
sadece kendim için ağladım.
Hatice Ak
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.