3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1019
Okunma
Vakit son nefesinde haykırırken geceye
Suskunluğum
Mermilere hedef olmuş ölü bir çocuğun yüreğinde
Gün geceye kaynarken
Dağın ardına, ardı sıra çöken kızıllık
Doğmamış yetimin ellerinde, demlerken yüreğimi
Yarınım olmadan yaşayacağım geceye
Sürtüksü düşler bırakır
Cenderesinde boğuştuğumuz hayatın
Kör kuyuları
Girdabında çekerken yüreğimizi içeri
Yarına olan umutlarımız
Kanla beslenen toprak asalaklarının
Ellerinde sonlanır
Tayfalarını vebadan yitirmiş, kaptanlar düşer önümüze
Soysuzluk asalet olur sinemizin bir köşesinde
İçimizde volkanlar kaynarken
Zifiri karanlıklar çekilir yolumuza
Sigara çekimi aydınlıklar titretirken yüreğimizi
Pusulasız yön olur yarınlarımıza
Ömrün son demi dediğimiz mutluluğumuz
Sığınır karanlık dağların mağaralarına
Umutsuzluklarımızdan kanlı yarasalar asılır nemli tavanlara
Yorgunluğumuz
Yağmur sularında yıkanmayan bedenlerimizde birikir
Kirlenmiş sakallar kapatırken ağzımızı
Sökük elbiseler titretir ellerimizi
Yama tutmaz pantolonlar çekilirken üzerimize
İnsanlığımızın adına utanç duvarları çekilir önümüze
Yarına olan umutlarımız hedef olurken mermilere
Sevda adına kurduğumuz hayaller, düğümlenir boğazımıza
Yaşam ışığında gün karanlık olur
Kürek mahkûmlarından tabur düşer önümüze
Dalgalı sularda salar deniz diplerine
Gökyüzünde şaklayan kırbaçlar eşliğinde
Arzın süvarileri dörtnala geçerken gözlerimizde
Bir hayalin ardı sıra yeşeren umutlarımız
İki damla yaş bırakır ellerimize
Bir gonca gül gibi belki yeniden dikilir topraklarımıza
Ve aşka olan susuzluğumuz düşer yeryüzüne
Bakışlarımızda olan soluklanmalarımız, diner o zaman yüreklerimizde
Nurettin Aksoylu
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.