26
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
2260
Okunma

Yitik sözlüklerde anlamını bulan,
Kayıp sözlerle anlatılan,
Kaleminden kan damlayan,
Delikanlı bir sevda geçer
Sevgiyi unutmuş yüreklerden.
Sokak lambası ışığında aydınlanmış
Kaldırım taşlarının tanıklığında,
Ziyası fersiz bir gülüş getirir
Ardından caddelere.
Tırnakları kan kokan bir kadın geçer
Karşı kaldırımdan.
Çığlık çığlık ayak sesi duyulur;
Dudağında arabesk bir şarkı…
Öylesine dudaklarındadır ki hayatı,
Ruhundaki gizemleriyse kaskatı…
Yaşlı otomobilin kısa huzmesinde beliren,
Bitik adamın elindeki şarabın tanıklığında,
Yüreği sönmüş bir suskun feryat bırakır
Ardından caddelere.
Yıkıntının arasındaki bir mihrap gibi
Demir atar köşeye bir başkası.
Sararmış bir resmi seyreder gibi dalar gider
Kaldırım taşlarının arasına sıkışmış özlemlere.
Bakir bir gülümseme yerleşir dudağına,
Bir bulvar önü sessizliği çöker omuzlarına.
Her gün bir yol kenarında karşıladığı güneşi
Takıp peşine,
Yitik bir gelecek hayali kurar.
Kardelen beyazlığında sevdalar düşler,
Öfke kokan bir küfür savurur
Yeni gelen güne.
Kendi ayak sesinden utanan
Düşünceler keser yollarını.
Doğduğu geceden kovulmuş,
Ölü resimler süslemiş yine gazete sayfalarını.
El değmemiş bir hüzün geçer önünden,
Yağmur temizliğindeki sevda hayalleri eşliğinde.
Seslendiren :Suskunbiradam (Turgay)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.