10
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
2943
Okunma

/Soluk karanlık pencereye kapadım günümü
belleğimde öfkesine üstün gelen bir eşkiya duyarlılığı
gün soluksuz arama boşuna
gün bize kalmadı../
Gün doğmadan neler doğdu
İhanet dolandı üç adımın ikisine
Yine yırtıldı şiirin göğsü
Gözlerim de bir utangaç intihar
Çölde açılır taş kuyu
Kara ayinler kurulur zamansız
Ey çığlığımın alnına konan kumru
Aldırma sen
Akrep zehri içti akşamlarımın sabrı
Bıçaksırtında sönen yıldız mahmuru..
Bir yanım özlem bir yanım ateşti
Hiç bilmedim
Orada yıldızlar ne yöne kayar
Bahçendeki çiçekler kaç renk açar
Kıblegahı neresidir aşkın
Vaadedilmiş tutulamayan sözler
Kefen biçilen ufukların
Ay ışığında vurulurken
Gözlerine bağdaş kurar mı vicdan
Sahi orada aşk kaç mevsim yaşar..
Deprem sancısı yüreğimde
Kancık bir ihanet döllendi
Bilirdin
Uzun menzilli bir bakışı bile yok saymam
Beş bahardır kanarken
Hayaline düşlerde sığınırken
Sakın unutma
Yanağı esmer her gece de
Bir cinayet yatıyor koynunda
Sesine gömülüyorum
İçimdeki çocuğu boğarak
Çığlığımı kopardım bugünden
Yarınlarına vasiyet ebedi konuk
İki hüzün iki çeşme sulansın
Ve artık
Kolların öyle koynunda kalsın.!
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.