21
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
3766
Okunma


Yine gökyüzü kadar mesafe düştü payıma
Gözlerime infilak
Gece çekilse üstümden
Gözyaşlarım çırılçıplak kalacak
Yokluğundan
Acemi kaçışlara vururum kendimi
Geç kalınmış zamanların garında
Çığlık çığlığa bir tren geçer
Vagonlara yüklenmiş yetim bakışlar
Üstü başı is kokar
Duman tüter başında şehrin
Yüzüme yakışsa da siyahi hasret
Ben hâlâ
Bir çift mavinin müebbetiyim..
Kelimelerime bıraktığın sancıdır
Seni sana yazdıran
Hani bir yarın uyanacaktı
Emeği gagasında kuşlara gülümseyen
Küçücük avuçları yurt bilmiş
Gözyaşımla yıkadığım taşlarla
Hani bir yer yatağında oturup
Bilinmezliğimize fal açacaktık
Sümer rahiplerinin ruhuyla..
Her yanım surdan uçurum
Yalnız hasret yaşar oyuklarında
Hiçbir masalda anlatılmam da
Bütün surlarda sallanırım
Bazen bir bayrak
Bazen de bir çığlık olarak..
Ay memesinden ölüm sağarken
Felsefik türkülere sarılıyorum
Neden ile nasılın hançerinde
Senin elinle doğranıyorum..
Üç vakte kadar kuşlar halay çekecek
Toprak yaşlanmışlığıyla
Hilkat fukaralığıma
Ah sen
Tüm zamanlarımı gölgene adadığım fani
Vuruldum
Deniz bakışlı bir çocuğun darağacına
Sonra kalktım
Gece üçten sonra kendi ipimi voltaladım
Şimdi kucakla sarhoş gün doğumlarını
Üç renkli çelenk taşı
Unutma yalnızlığıdır ölüyü örten
Bilemezsin
Boynuma en uzun şiir lekesi astın
Ah sen
Kapanan gözlerimde kaç düşü kundakladın..
(Şiirime ve şiirlere gösterdikleri ilgi,verdikleri değer için sitemiz yönetimine ve seçki kuruluna teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum)
5.0
100% (25)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.