Eğer bir atınız, bir arabanız varsa üç şeye sahipsiniz. bir at, bir araba ve bir at arabası... çin atasözü
Ümmü AŞCI
Ümmü AŞCI

işte ben!...

Yorum

işte ben!...

( 8 kişi )

7

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

2583

Okunma

işte ben!...

işte ben!...







biraz bahtsız tutunmuşum
hayat denen
mukozanın kaygan duvarına
ve
serçe parmağından yakalamışım
boynuma dolanan çile dolu
beslendiğim yaşam kordonu
işte böyle atılmış tohumları
bahtsız bedevinin oyunu
gurbet ellere yazgılı
annem;
varlık içinde maya iken, kekik kokulu keçi sütüne
yokluğuna düşmüş, bir habbe aşın
yollara vurmuş dertli başını
derken…
aşk meyvesi cenin’in atarken damarları
kara kaplı silinmez defterin.
her sahifesi ilmek ilmek işlenmiş dertleri
belki de;
hissetmişti cilvesini kaderin
işte!
bu yüzden çiğnetirken başını bebenin
inat bu ya…
tutunmuşum zorla hayatın mıhına
gün gelip çatınca dünyanın kapısına
küçük ellerim,

gurbetin soğuk kaldırımlarında gariban anam
düşmüş vatan kokan yollara
“yabanız “ ya güya(!)
-zarar gelir belki de yavruya-
cehaletin koynunda çapkınlığı tavan yapmış babam
ekmek arama derdinde havam
unutup onca değerlerini, çarığı çalı başında kalan
olmuş alafranga avam.
dişi kuşa kalır yuvayı kurmak
tırnağı ile kazır azığını
katık eder aşına
kuru ekmek bir de soğan.

nihayet,
çıngıraklı cadı olan ben
açıp gözlerini dünyaya
ne elde var ne de avuçta
garip anam,
atar beni sıcak koynundan ıssız bir koya
döner tekrar Almanya’ya…

//yine gurbet/yine yalnızlık,
her el sallayışta gurbet
sızlar direği burnumun.//

hiç unutmam…
bir gün!
sıcak yatağımda yoktu anam
şafak vaktinde
seyrirken güneşin çatık kaşları
şafağa asılı kalmış ninnilerim
işte bu yüzden benim
güneşe sevdalı kalmış yüreğim…

sonrasında;
hasret,
kılıcını vurmuş gurbetin avam kamarasına
tak edince cana ayrılık,
dönmüşler yurdumun gariban sofrasına


avrupa görmüş alafranga cehalet
kol geziyorken usunda
ilim –irfan görmeliydik.
dişinden tırnağından gayrisi
bizim okul, harçlık, ekmek parası
taktılar kolumuza çifte burmalı altın bilezik.
derken,
erken seçti “can özüm” babam vedayı
zor oldu kabullenmek
o an işledim geri dönülmez hatayı
ihanetti bana yapılan
“o” benim ilk aşk olduğum adamdı
olmadı…olmadı…olmadı…
bu veda hiç yakışmadı.

ve sonrasında;
devam etti vedalar/ayrılıklar…
sürdükçe mendilimi gözbebeğime
kan damladı yüreğime
ama ben,
eğmedim namerde hep dik tuttum başımı
bir yolcuyum bu handa
göğsümde ki imanla
doğduğum “bayram sabahı” sevincinde
taçtır başıma “ulu yürekli” anam
devam …devam…devam…
yol ve yolcu bu alemde!

işte ben,

dilim ağraz,
yüreğimde dolu yas
taşıyorum acıları kamburumda
yüreğimde bazen hırçın bir haylaz
bazen de aysbergler kadar soğuk ve ayaz.
üşüyorum…
ne olur ısıt beni,
çok sev yüreğimi…






Ümmü AŞCI




Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

İşte ben!... Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz İşte ben!... şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
işte ben!... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
hasretli
hasretli, @hasretli
17.6.2011 18:04:48
Gurbetten gurbete savrulan insanların iç acısını duyuyorum şiirde
İçinden kopan her duygu kırıntısı yüreğine batıyor anlaşılıyor,

Dalından ayrı düşen her yaprağın hüznünü yaşıyorsun şimdi ey şaire, doğar ve ölürüz..kozanın içindeki tırtıl gibi ..acıylada örülse sen bunu yaşayacaktın bazen kaderden kaçılmıyor...
senin uğruna
senin uğruna, @seninugruna
10.4.2011 01:53:24
5 puan verdi
dilim ağraz,
yüreğimde dolu yas
taşıyorum acıları kamburumda
yüreğimde bazen hırçın bir haylaz
bazen de aysbergler kadar soğuk ve ayaz.
üşüyorum…
ne olur ısıt beni,
çok sev yüreğimi…

Ey hayat sen ne imişin beee.!!!
Evet sen ne imişin be dedirten yaşam öyküsü Gurbet çile ve keşekeler..
ama onurlu ama duruşu güzel bir yaşam..
şiir beni aldı götürdü....
yazan kaleme ve yüreğe hüzün çökmesin.
Selam ve sevgilerle..
sükut-ve-çığlık
sükut-ve-çığlık, @sukut-ve-ciglik
9.4.2011 22:06:06
tebrik ederim şiiri

sayfana misafir olmak haz verdi

sağlıcakla kalasın
siyahgecem
siyahgecem, @siyahgecem
9.4.2011 13:18:05
5 puan verdi
işte ben!...







biraz bahtsız tutunmuşum
hayat denen
mukozanın kaygan duvarına
ve
serçe parmağından yakalamışım
boynuma dolanan çile dolu
beslendiğim yaşam kordonu
işte böyle atılmış tohumları
bahtsız bedevinin oyunu
gurbet ellere yazgılı
annem;
varlık içinde maya iken, kekik kokulu keçi sütüne
yokluğuna düşmüş, bir habbe aşın
yollara vurmuş dertli başını
derken…
aşk meyvesi cenin’in atarken damarları
kara kaplı silinmez defterin.
her sahifesi ilmek ilmek işlenmiş dertleri
belki de;
hissetmişti cilvesini kaderin
işte!
bu yüzden çiğnetirken başını bebenin
inat bu ya…
tutunmuşum zorla hayatın mıhına
gün gelip çatınca dünyanın kapısına
küçük ellerim,

gurbetin soğuk kaldırımlarında gariban anam
düşmüş vatan kokan yollara
“yabanız “ ya güya(!)
-zarar gelir belki de yavruya-
cehaletin koynunda çapkınlığı tavan yapmış babam
ekmek arama derdinde havam
unutup onca değerlerini, çarığı çalı başında kalan
olmuş alafranga avam.
dişi kuşa kalır yuvayı kurmak
tırnağı ile kazır azığını
katık eder aşına
kuru ekmek bir de soğan.

nihayet,
çıngıraklı cadı olan ben
açıp gözlerini dünyaya
ne elde var ne de avuçta
garip anam,
atar beni sıcak koynundan ıssız bir koya
döner tekrar Almanya’ya…

//yine gurbet/yine yalnızlık,
her el sallayışta gurbet
sızlar direği burnumun.//

hiç unutmam…
bir gün!
sıcak yatağımda yoktu anam
şafak vaktinde
seyrirken güneşin çatık kaşları
şafağa asılı kalmış ninnilerim
işte bu yüzden benim
güneşe sevdalı kalmış yüreğim…

sonrasında;
hasret,
kılıcını vurmuş gurbetin avam kamarasına
tak edince cana ayrılık,
dönmüşler yurdumun gariban sofrasına


avrupa görmüş alafranga cehalet
kol geziyorken usunda
ilim –irfan görmeliydik.
dişinden tırnağından gayrisi
bizim okul, harçlık, ekmek parası
taktılar kolumuza çifte burmalı altın bilezik.
derken,
erken seçti “can özüm” babam vedayı
zor oldu kabullenmek
o an işledim geri dönülmez hatayı
ihanetti bana yapılan
“o” benim ilk aşk olduğum adamdı
olmadı…olmadı…olmadı…
bu veda hiç yakışmadı.

ve sonrasında;
devam etti vedalar/ayrılıklar…
sürdükçe mendilimi gözbebeğime
kan damladı yüreğime
ama ben,
eğmedim namerde hep dik tuttum başımı
bir yolcuyum bu handa
göğsümde ki imanla
doğduğum “bayram sabahı” sevincinde
taçtır başıma “ulu yürekli” anam
devam …devam…devam…
yol ve yolcu bu alemde!

işte ben,

dilim ağraz,
yüreğimde dolu yas
taşıyorum acıları kamburumda
yüreğimde bazen hırçın bir haylaz
bazen de aysbergler kadar soğuk ve ayaz.
üşüyorum…
ne olur ısıt beni,
çok sev yüreğimi…





BİTANEM İMGELERİ ÇOK GÜZEL OLAN BİR ŞİİR OKUDUM MELEĞİM
KUTLARIM GÜZEL YÜREĞİNİ CANIM SEVGİ İLE OLURMU BİTANEM
incidal
incidal, @incidal
9.4.2011 01:12:00
Çok emek verilmiş ve çok güzel olmuş.Bu tarz şiirleri çok seviyorum.Yüreğinize sağlık.
Sevgiler
Melik Haker
Melik Haker, @melikhaker
9.4.2011 00:10:42
İçli bir hayat hikayesi
Bir yerinde gurbet
Bir yerinde hüzün
Derin bir dert
Akıyor içinden
Bu cerahat döküldükçe
Aktıkça dışına
Capcanlı bir insan olur
Hayat harlı bir pota içinde
Ateşe sürülmek
Pişmektir.

Ey can,
Neden diye sormazsın yaşamın sebebi
Onca kainat dediğin boşuna mı dönmeli.
Bir arıyı düşün, nedir amacı?
Çiçekler, akarsu, şu dönen dünya,
Bir sana bir bana, bize hizmet için varlar.
Ya insan kimin için var?
Hiç sordun mu bu soruyu kendine.

Dertler diyoruz ya
Bu dertler adam eder insanı
Ham olan bir madeniz biz
İşlenir ruhumuz gün gün şekilleniriz.

İşte büyük soru şu:
Bizim hayatımıza yön veren
Nefis ve şeytan mı?
Yoksa hayatın tek anlamı olan
Allah mı?

Nasıl cevaplarsın
Kendi kendine oyun oynayan
Bir dönüp bir kaybolan
Düşüncelerin uzayın boşluğunda
Sanki Allah yok muş gibi yaşayan biri misin?

Hayır hayır deriz değil mi?
Lakin binbir türlü putla Allah'a şirk koşarız.
Nasıl mı?
Önce sebepleri yüceltiriz
Allah sanki sebepleri veren değil.

Ve uzak bir Allah'tır istediğimiz
Ancak o zaman keyfimize göre hayat kurarız.
Bizim en çok sevdiğimiz kim
İşte biz ona kulluk yapan insanlarız.

Evet bir büyük yol ki
Başında Allah, sonunda Allah
İnsanız başımız ve sonumuz var.
Böyle sınırlı bir varlık
Sınırsız bir Allah'ı nasıl kavrar.
Ancak Allah'ın bildirdiği vahiyle anlar.

Evet Kader ellerimizde,
Kader bizim tercih ettiklerimiz.
Değiştiremediğimiz kader doğduğumuz yer, dil, cinsiyet
Bunlardan gayrısı her şey değişir.
Allah insan kendini değiştirsin diye
Türlü türlü yollar verir.
Bir sınavdır bu dünya
Kendini olgunlaştır ve yürü
Kur'anla hayatını inşa et
Hiç şaşmadan sıratı müstakimde devam et.


Melik Haker tarafından 4/9/2011 12:14:18 AM zamanında düzenlenmiştir.
AZAP
AZAP, @azap
8.4.2011 23:51:59
5 puan verdi
işte ben,

dilim ağraz,
yüreğimde dolu yas
taşıyorum acıları kamburumda
yüreğimde bazen hırçın bir haylaz
bazen de aysbergler kadar soğuk ve ayaz.
üşüyorum…
ne olur ısıt beni,
çok sev yüreğimi…

RUHTAN GELMELİ İÇTEN İÇE O ISI GÖNÜL ALEV ALEV YANMAK İÇİN KUTLARIM GÖNÜL SESİNİN MUHTEŞEMLİĞİNİ...KAL GÖNLÜNCE....
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL