5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1189
Okunma
nergiz rüzgarı sindi saçlarıma ,zaman sensizlikken
kayıp surlarında üşüyor şehrin gölgesi
gövdesi, başı vurulmuşçasına yalnız
ve olmayan gözlerini duyuyorum,
herşeye, hiç kimseye aldırmadan ...
kırmızı papuçlu kadehlerde içildi en efsaneler
sessizlikle yetinir anıların ucu bucağı
bir kaç adım saklamalıydı gece, yolcusuna,
son vapur, son limanda yakamozu yudumluyorken..
kalbimin kurnasında; baran mevsimi,
gök yüzüne yağıyor tozu toprağı hasretin
ikamesiz adreslerde alıkonuldum, unutuldukça
çıkamadım kapısız odasından dünyanın
penceresiz düşleri alıp gelmez uykular
kış görmeden yeşeren papatyalar açmadan..
dal budak çürür bedeni ömrümün,
mayalandıysa azap şafağı;
cemre sıcağıyla yazılır şiirin gamzesi
alem-i cihan susmalı ağıdına aşkın
yalan olmayan seni, sana haram yaşatmalı kader
tek gerçeği teniydi bende,
dili kusura özür kalan, bin cuma sevdamızın
sakladığı adımların velayetini, yolcusuna verir gece
son vapur bildiği bu saati, son rıhtımda voltalarken azrail
uğultular kesilir, el ayak çekilir kalabalık cümlelerden
mührü hükümünü basar , kilit vurulur nefes defterine...
AŞKA ECEL FIRSATI
karan