3
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1131
Okunma

Sakin bir rüzgar geliyordu doğudan
Kumları karıyor; kardeş ediyordu
Gökyüzüne el salladığını duyuyordum
Menekşe kokun boğazımı okşarken
Kimeydi vedan?
Hayali aya mı, mıh olmuş yıldızlara mı?
Şarkımızı söylemeye başlardım
Odanın köşesinde derin bir ıslık sesi
Hep çalmanı istediğim titrek neyim gibi
Kahverengi boşlukta dalgalanışımı görüyordum
Hatırlıyorum
Tuz niyetine bal dökerdin yemeğime
Varlığın mı severdi beni, yokluğundaki dem mi
Sayısız geçen geceler bir bir üzerimdeler artık
Hangi mutluluk pınarındandı şarabın
Söylede içeyim; unutayım tekrar gecelerimi
Mahallesinde top koşturan gözü yaşlı çocuk
Akan burnunu iki yüzlü kazağına silerken
Geleceğini hatırlıyor, büyüyordu
Yaşayacakları daha dünmüş gibi...
Yaşadıklarımız dünden çok önce
Sanki
hepmiş
gibi...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.