12
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
4237
Okunma

Sen Marmara’sın ben Ege...
Sularımız karışmalı bir yerde.
Gözümün içerisinden geçen yaşların
Yakıcı tuzunu eritmeliyim kalbinde.
Eğer ömürde ki dalgalanmalar biter de
Dönersem sularına,
Bu kez bu kadın yosun tutmaktan korkmayacak...
Bütün havai yangınlarını,
Senin sadeliğine adayacak...
Yakamoz zannederler bilmeyenler,
Oysa yüreğindir o parlaklığı tüm ihtişamıyla
Suyunun rengine veren,
Olmayacak yıllar terk-i cihanda
Bir unutuluşun ardında yitip giden...
Sen Marmara’sın ben Ege...
Rüzgarın aşka fısıltısını duymak için,
Kulağını daya deniz minarelerime.
Ayaza çekilmiş martıların
Çığlıklarını iliştir yakama.
Teninin kokusunu armağan et
Gün batımına...
Rengini biriktir mercanların,
Gülümse güneşin içinde kırılan ışığına.
Rum balıkçılar nasıl sabırla örerse ağlarını
Öyle örsün isteyeceğim Tanrı’dan
Kaderin ağlarıyla bizi birbirimize yazmasını...
Nasıl nazlı nazlı vuruyorsan kıyılarına
Öyle nazlı kalacağım yüreğinde
Sen Marmara’sın ben Ege...
Er ya da geç,
Buluşacağız aynı mavilikte...
’Bir ömür bana seninle az sevgilim,
Çok geç tanıdım seni,
Bana onunda ötesi lazım...’
Elif SEZGİN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.