2
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1081
Okunma
Sâkilerin elinden boşalırken bâdeler
Bülbülün sancısıyla ıslanıyor dideler
Fasl-ı bahar bitmişti eserken poyrazlarım
Meclisin ortasında çınlıyor avazlarım
İnliyor sûzinaklar, inliyor bayatiler
Mâzilerim yok oldu, ağlıyordu âtiler
Sefânın hevenkleri tutuşmuyor bu gece
Yüreğime katranlar yağıyor ince ince
Sükûtun devri bitti, şimdi çığlık devri var
Yağıyor kâkülüme, durmuyordu beyaz kar
Dalgalarım durmuyor, benden alır intikam
Hüzünlerim durmadan rakseder makam makam
Hicranı döküyor rast, isyan tutuyor uşşak
Dildarlar sersem olmuş, titriyor dudak dudak
Karanlıklar saçıyor zamanın dehlizleri
Hisleri öldürüyor gönlümün filizleri
Yaralar kabuk yapmaz, sancılar deşiliyor
Solan meclislerimde kasvetler eşiliyor
Nihavent tesellisiz, hicazlar ağıt yakar
Kor sultan-ı yegâhım durmadan cânı yıkar
Kanunun tellerinde çoğalıyordu diken
Canlarımın bağrında açmıyordu fesleğen
Yangınlarım toy tutup, otağ kurdu bu gece
Bütün gazeller yandı, söndü eldeki hece
Nedim’imin kabrinde kor lâleler karardı
Hazanın öfkesiyle yapraklarım sarardı
Ocak rüzgârlarına endişeler toplandı
İçin için ağlayan menekşeler toplandı
Bir yudum teselliyi çok görmüştü hancılar
Ey zamanım söyle sen, ne gün diner bu acılar
Kemanların yayına, mahur hep yaş mı döksün
Buselik yoldan çıkıp, kalbe zakkum mu eksin
Nedir bu çöküş üstad, neden Hafızlar susar
Neden benim canlarım, kabrine zehir kusar
Ruhumda açmaz lâle, biçare kaldı gönül
Ufuklar ötesine gitti sümbülüm ve gül
İstanbul’um yanıyor, ona bakamaz oldum
Tepeler zehir saçar, onu yıkamaz oldum
Mucizeler tüttürmez, zordaydı nişaburek
Sakarya’m kan sızdırır, yanıyor Kısakürek
Önümdeki kaldırım, siyahlara boyandı
Kulaklarım nur değil, eyvahları duyandı
Durmadan katranlarla ıslanmıştı hep gece
Dinmemişti ruhumda çoğaltılan bilmece
Asrımın ağlarında şimdi kor cirit atar
Delik deşik gönlüme alevlerini katar
Ah, kışın uykusundan bir uyansa Tanpınar
Kalpte hazan bitecek, ulaşacak nur bahar
Ama heyhat ki heyhat, hazanlarım bitmiyor
Solan bahçelerimde bülbüllerim ötmüyor
Canlarım oyalanır yalan maceralarla
Huzurları öldürür çoğalan karalarla
Ey üstadım Fuzuli teselliler ver bana
Sen benim hekimimsin, şifaları ser cana
Yine eskisi gibi maksat kuşlarım ötsün
Yüreğimde dolaşan yangın muamma bitsin
İşleyin beni artık, ey gönül sarraflarım
Her an sevdayla dolsun, şiirdeki saflarım
Pervâne’nin bağrına döşeyin elmasları
Kırın artık şevklerle ruhumdaki yasları
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.