12
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1396
Okunma

Seni sevdim,
öyle "birden bire" olmadı
usul usul…
göle taş atarsın ya!..
dalgalar, kuğu gibi süzülür kıyıya
yavaş yavaş girersin zedelemeden damara
yaşam,
ölüm-kalım arası
bir nefeste sevdim.
hani kışın karda buzdan sarkıtlar
çeker kılıcını zemheriye
oynaşır çocuklar çılgınca kartopunu
buzdan heykellerde çırpınır tir-tir sığırcık kuşu
sokakta aç kalan dilenciler, çocuk yaşta fahişeler
karşı kaldırımda çıtır ekmek kokusu sarar buğulu geceyi
sobada pişen mis gibi kestane kokusu
ve birde kara ayazın acısı işler ya iliğine
ağırdan ağırdan damarlarına
gözlerinden dökülür yaş
geceye düşen sancı
seni sevdim, dalgaların kumsallara gürül gürül çağlaması gibi
kükredi gönül evimin penceresi tüm haşmeti ile güneşe
ılık yağmurlar yağsın tırnaklarımla ektiğim mor menekşelere
seni sevdim diyor tüm kuşlar, böcekler, koru ve meşeler
bahar ayında yeşeren kırlarda çayırlar gibi
derin
öylece
kifayetsiz…
amansız bir acı…
illet bir mikrobun ağır ağır sarması gibi tüm vücudu
hücrelerimin her saniyesi sana kurulu
ılık bir busenin masumca goncaya dokunuşu
yayılır mis gibi bir koku saçlarından
nekahet döneminde ömrümün
dökülür son nefesi
çıkarsız/beklentisiz
akar göz pınarından
gecenin senfonisi
seni sevdim
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.