1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1998
Okunma

I
bir gurbet hikayesimidir uzak şehirlere serpiştirilen
kandığım o mandolin sesiyle bir türlü olmaz sabahlar
ve üstüne işlenmiş bir kasıt gibi
gittiğini ne çabukta anımsadı yollar.../
yapraklar döküldü baksana
renkleri güneşi sarartığı kadar
içime işleyen kükürt kokulu ellerim döküldü siyaha
hep aynı yerinden yakaladığım gülümsemeni hatırladım
olacak şeymi şimdi bu
olmadık zamanların hüznünde yüzüme çarpan sonbahar
II
ve işte sonbahar
ilkin neydi ki sonun ne olsun ?
bende kalan tüm resimlerin donuk
gidip başka semalarda damlayın yüreklere
hayrı olmaz size bad-ı bahtımın
baharsız iklimimde ya hep sıcağım ya hep soğuk...
bir aşkın destanımıdır ki söylensin dilden dile
önemi neydi ki seside olsun sevdamızın ?
yırtılmış bir kağıt gibi
yazdıklarını nasılda sansürlemiş kavimler elden ele .../
III
ve fırtına sustu...
son rüya,son kesit bu gördüklerim
kimdir diye bakmadan ardına unuttu belli ki
heyhat
belli mi olur hayat
yeni bir gün daha batıyor sensiz
usul usul
geride yetimliğe mahkum anılar,
bu kadarmıydılar ?
sen ses etme ne olur
bana göre yaşananlar farz-ı kabul.../
İBRAHİM YALÇIN 05.12.2010
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.