3
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1379
Okunma

Ne etsem bir türlü rûz-gâr dönmez,
Hangi râha düşsem menzil yanıyor.
Bu gönül sükûna ermekte bilmez,
Hangi kula varsam kullar yanıyor.
Bâtıla meyl etmiş nizâm-ı devrân,
Seven sevdâsından düşmüş perîşân.
Yalan devretmiş cihânı her yandan,
Hangi tâle baksa fallar yanıyor.
Yıllar boyu ilmik ilmik ömür dokudum,
Bir lokma helâle bir yudum suya okudum.
Ömrü saymak ile tükettim, yokladım,
Hangi yıla varsam yıllar yanıyor.
Âdem’den bugüne taşıdım özümü,
Yâre dem vurmadan tuttum sözümü.
Kendi sesimle avutmuşum sazımı,
Hangi tele vursam teller yanıyor.
Mevlânâ değil mi duâya duran,
Aşk ilmiyle Hakk’a yüzünü süren?
Bülbülün feryâdın semâya soran,
Hangi güle ötsem güller yanıyor.
Bildim ki yanana yoktur dermân,
Dertleri sultan bilmiş ehl-i irfân.
Velhâsıl hayât baştan başa figân,
Hangi dile düşsem diller yanıyor.
Fatih Dişbudak
5.0
100% (3)