5
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
1858
Okunma
sen bir ağacın anısını taşıyorsun,
ağaç ellerini serin seherlerde.
yaprağı kuruyunca ölüyor sanma
dallar incecik kız kardeşidir kuş yuvalarının
çocuksun, boynunda sandıkdağı
birden ay çıkabilir karşına,
aşkla sönen yıldızlar dökülürken
ağır romanlardan
şu arkasından geçtiğin yakamoz küçücüğüm,
balıkları kutsal mavinin, şaraptan saraylar
yakın bir dünyaya kapanan penceredir
kanser olma sakın büyüyebilirsin biraz
gündoğumu ve imbat narinim
eylem vaktidir kapalı çarşı önünde
duruşun kekre, konuşursan keko
inan çocuğum, inan; amonyak nitrattır
avuçlarında patlayan ayakkabı
sen bir yol türküsüdür dönüyorsun,
ağaç melodi kutun bu yaz.
saymasınlar ki ayaklar meczuptur
görkemini ellerinden alıyor biraz
şu tahtaçatı diyorum;
odandaki yağmurla
ilişki içinde
kurutulmuş ömrüne inat...
Devin Karaca
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.