8
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1859
Okunma
bir sen vardın,
birde yanından hiç ayırmadığın kitapların.
hani sonradan bir kısmını yaktığın,
bir kısmını da anı diye raflara kaldırdığın kitapların...
yani değişmeyen dönekleşmeyen dostların...
sokakta yürüdüğünde mahallenin genç kızları balkonlara çıkar
çocuklar gıpta ile bakardı sana
büyüdüklerinde hepten sen olacaklardı
tüm zor işlere uzun boyun laz burnunla karışır
sıkıntıdaki arkadaşlarına ilk sen koşardın
“hepimiz kardaşız” derdin
kitaplar okurdun gençlere ve çocuklara aydınlanma adına
gelecek yarınlar adına özgürlüğü anlatırdın
ve yaşardın özgürlüğü inadına yaşanacak kadar
özgürlüğünü yansıtmak için yeryüzüne mekan tutmazdın
ve asla adres vermezdin kimseye
serserinin adresi olmaz diyerek
bu gün buradaysan yarın başka yerdeydin
bir kartaldın dağlarda uçan
ve bir rüzgardın mekansız gezen...
birde yolda kalmış bir kaç arkadaşın vardı ki dillere destan
hepiniz birer sultandınız evlenmemiş
kaybedecek krallığı olmayan birer kraldınız
adaleti yayma adına güzel hayaller kurardınız
idealleriniz vardı yaşanacak ve yaşatılacak
her ne kadar zaman sizi ciddiye almazsa da, çok ciddi insanlardınız
ciddiyetinizi hep korurdunuz, ciddiyete alınmak adına
sonra beraber toplantılar yapar planlar çizerdiniz
yıkardınız tüm düzenleri kurardınız ütopya devletinizi
sen orduların başına geçerdin, krallığın başına da ahmet
O zaman neşelenir gerçek adaleti yayardınız tüm yeryüzüne
bir tek siz adildiniz ve hakkı temsil eden sizlerdiniz
öbürleri ise size uydukları kadar doğru geriye kalanda ise hepten yalandılar
yani siz büyük adamlardınız, büyük adamlar hem de ölesiye büyük adamlar
büyük çelişkileriniz de vardı; aşktan ve sevgiden uzak yaşamak gibi
dostluktan, kardeşlikten ve barıştan bahsederken
ellerinizden kitaplarla beraber düşürmediğiniz baltalar gibi
teraziyi kaybetmişken adaletli olmak gibi
birde hayatın ve insanlığın gerçekliğine uymamak gibi
hayat kendisine uymayanlara yaptığını bir gün size de yaptı
ilk başkaldırıyı içinizde asla yıkılmayan benlik kalesinden başlattı
öncelikle yıkmanız gereken kaleyi yıkmadığınızdan dolayı
sonra hormonlarınız ayaklandı aşkı inkarınıza inat...
aşkın ve sevginin intikamı adına...
ve evlendirdi sizi birer birer mutluluk adına,
mutlu olma adına,
kölelik halkası taktı boynunuza özgürlüğün intikamı adına
rüzgara kapılmış toz gibi dağıttı sizi yeryüzüne
ama dağılan siz değildiniz artık, dağılan ideallerinizdi
düşen kalelerinizdi birer birer yıkılan ve hayallerinizdi
birde ayaklarınıza zincir bağladı babalık nişanesi takarak..
artık idealleriniz yoktu ve taşıdığınız kitap değildi artık
ellerinizde taşıdığınız çocuk bezleriydi ve çocuk mamaları...
ve yeni idealleriniz vardı çocuklarınıza gelecek hazırlama adına
benliğiniz yoktu artık çocuklarınız ve gelecekleri vardı sadece...
birde almanız gereken bir ev birde araba...
ve hayat hepinizi adam etti serseriliğin intikamı adına...
adam etti, adam etti ve şimdi hepiniz birer adamsınız hayata uyan...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.