10
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2580
Okunma

Kırık hayallerim dimdik karşımda
ucuca bağlanmış dertler, bırakmıyor yakamı
gönül ipim hep çürük
aşklar örüyorum elcağızımla,umutsuzluklar dokuyorum
her ah çekişimde, ömrümden bir ilmek kaçıyor
dilimin ucunda adın
çıkmıyor saklandığı yerden
biz bu aşka hiç başlamamıştık
hiç yoktuk,sanki
bir tek rüzgar esse yarendi ,o saate bana
onlarda susuyor sensizlikte
hafif,hafif yüzümden gülüşler alıp gidiyor
nasıl da yanıyor canım ,bir bilebilsen
sesimi çıkaramadım kalabalığın göğüs kafesinde
uğultusu duyulur belki denizler ötesinden
deli kurşunlar gibi sıyırıp geçiyorum insanları
Alamut Kalesi’nde buldum kendimi
merdivenlerin de eski aşkların izleri duruyordu
yüz sürdüm izlerine
soluk,soluğayım
buzlar büyüyor yüreğimin gölgesinde
üşüyorum, umutlarımın kalın urbalarından sıyrılamadıkça
kimsecikler anlamadı sıcak çayları ben yudumlarken
içimde kopan fırtınayı
oysa
aşkların gizli bahçesi Taksimdi burası
kimi zaman nevruz ateşleri yakılmış yüreklerde
ihanetin tırpanı ile karanfiller de biçilmişti
gözümün dokunduğu her bir yeri
karınca yuvası gibi,didik aradım durdum
kaybedilmiş aşkların,hep masum yüzlerini
gördüm ve anladım ki;
ne kadar yabancıymış ben bu kente
telaşla hazırlandım koca günün ziyafetine
beklenen konuk sanmışım kentin göbeğinde kendimi
hangi banka sırtımı dayasam;
korkunç hayal gücüme
metre metre yalnızlık biçiyorum
yokluğun da tez elden sarıyor etrafımı
sanki bir çığlık hıçkırığım
Alamut Kalesi’nde
aşkım sen nerdesin
hangi gönül kahvesinde
hasretimi yudumluyorsun gözlerini kapatarak
gel, gel de gör şu halimi Taksimde
ayrılık kokmasın caddeler sokaklar
sevda pazarında ucuz tezgahlar olmak istemiyor canım
ne dersin ha!
gelecek misin?
özlemlerimin çıplak ayak izlerine basa, basa
gelecek misin?can...........
ZARALICAN.16-09-2010
İST
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.