2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
51
Okunma
Kaç sefer yalnızlıkla burun buruna geldiğimi
bilmiyorum.
Odalarımın karanlıkla
eski anıları;
birini alıp diğerine
masumiyet ilan ettiklerine gelince...
Ben suçsuzum;
el ele tutuşmayan rüzgâr gibi,
vedasına gerilen ağaç dalları gibi.
İki yaramaz çocuğun
bozuştuğu bir oyuncak kadar kırık kalbimi
bırakıp çıkmak ne mümkün.
Eskiyle bozuşan bir rengim ben,
solukluğumu düşün işte.
Geride
iki duvara yaslanmış insan suretimi
ve bodur ağaçların,
serviye kuşku uyandıran rüzgârlarını
düşünüyorum tekrar tekrar.
Bitmiş bir pazarlık sonrası kadar
payımı istiyorum
şehrin insan basılmamış yerlerinden.
Yüzüm, ışığa inatlaşmış.
Seni sevmelerimi büyüttüğüme gelince,
boş boğaza aşk işte;
severken de, sevmezken de
kendine bir yer bulmanın telaşında,
öteki günün peşinde.
Susmanın beyaz bayrakla selamlaştığı
Yenilgi değil; sadece kalbim
konuşmaktan vazgeçmiş biraz....
23-06-2026
ist
zaralıcan
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.