1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
44
Okunma
Otururken bey konaklarında akranlarım,
aklımın orta yerinden
kalabalığın ayak sesleri geçiyor.
İnce ipe dizilmiş,
hafif bombeli boncuklar boynumda.
Ben onu,
Tanrı’nın koruyamadığı
çarmıha gerilmiş beyaz tenli adamlardan aldım.
Sonra göğsümde,
bir ayağı topal
sütlerin aktığını gördüm.
Meğer o da
dişiliğin kısa bir özetiydi.
Hiç doğurmamış
acısını anam
ben kimi doğurayım?
Bedenime
ıslak bir gömlek giydiren olmayınca
üşümeyi öğrendim.
Sonra susuyorum.
Bahçe çitinin gerisinde
çiçekler gibi renklerim var.
Ama en çok
siyahın iki eli yakamda.
Sevmeyi deniyorum;
kurmaca birilerininkine benzemeden,
yeşil gözlümün gözü gözüme aksın ki
sevmeyi.
odamın yumuşak yüzüne uyanan yüzüm
işte kadınca bir telaşla
güne düşüyor.
Ben,
hiç anılarımdan öteye gidemiyorum.
04-07-2026
ist
zaralıcan
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.