10
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1249
Okunma
böğürtlenler vardı dere kıyısını mesken edinen
tutarlardı süzgeç gibi akıntıya kapılıp geleni
neler neler...
bahçelerden olgunlaşmadan kaçan
suya atlayan elmalar ve narlar
kökleri bu coşkulu kalabalıkta kaybolmuş
göklere başkaldıran bir çınar ağacı
köpük köpük akan sulara tepeden bakmakta
usulca yaklaşıp yanına, tutunmayı bir dalına
kuşlarla böcekler izledi uzaktan bu seremoniyi
sen çınar ağacı
sana gelen yolları dümdüz ya da kumsal sanma
sarp kayalıklar ve dikenlerle kaplı yollar var
bak işte geldim, yasladım sırtımı sırtına
önce sevdiğimin nehir gözlerini resmettim
sonra rastgele şekiller çizmeyi toprağa
bakıştık bir süre resimlerle
onlar gerçek oldu, ben ise rüya
derken ağaç dile geldi:
"dokunsam ağlayacaksın" dedi
istiyorsan ağla, ne duruyorsun
belli ki çok özlüyorsun
varsın gözyaşların sevginden olsun
düşün bir kere
ne onun kadar seveni bulabilirsin
ne bir başkasını sevebilirsin ömrünce
madem sevdiğinizi söylüyorsunuz birbirinizi
böğürtlen dikenleri bile tutmuşsa her şeyi
siz de sımsıkı tutunun sevginize
sakın bırakmayın ellerinizi
kenetlemenyi birbirinize...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.